Hayat,birbirinden ayırdıklarını,kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile,uzun zaman yan yana bırakmıyordu.Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar,iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
Evet,ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor.Beden daha çabuk onarıyor kendini.Kalbin attığı sürece vücut iyileşebilir.Oysa ruhun bir kez darbe aldı mı,o yara dikiş tutmuyor.Sonuna kadar kendi kendine kanamayı sürdürüyor.
İnsan istemese bile başkalarıyla karşılaşıyor,başkalarını seviyordu.Başkalarına duyulan sevgi ölenlere duyulan bağı azaltmamalıydı.
...
Hayat,canlılara öncelik tanırdı.Ölenlerin görüntüleri,sesleri,kokuları,anıları,izleri ağır ağır silinir giderdi.Acı ama galiba başka yolu da yoktu.İnsan pek de vefalı bir varlık değildi.Önemli olan ölenleri tümüyle unutmamak,ruhlarından bir parçayı benliğinize katarak,onların gönlünüzde yaşadığına kendinizi ikna etmekti.