Hatırlarım, yayam hep hesaplardı; Mardik şimdi büyümüş, delikanlı olmuştur, kim bilir kimlerin yanındadır, belki Amerikalı misyonerlerin eline geçmiştir, belki Türk olmuştur, belki Kürt olmuştur… mıştır… muştur…
Titreyiş
En çok da
Parlak sözlerden ürker Gigo
Aşk deriz - hak deriz
Eşitlik - mutluluk
Cesaret deriz
Gigo gayretle gelir ve iştirak eder -
İyi de nihayetinde nasıl, nihayetinde niye
Yine de
Gigo’nun anası ağlar -
Gigo düşünmeye başlar -
Parlak sözlerin olmayacağı bir dünya
Sözlerin olmayacağı bir dünya
Olmayacak bir dünya
Topraktır
O dünya
Gigo çok şey istemez. Eşit olmak ister, adam yerine konmak ister, önemsenmek, “Müsü Gigo” diye çağrılmak ister.
Dilenci sanılmasın, onuru kırılmasın ister. Sadece maskeli balolarda değil, her zeminde “ötekilik”-ten sıyrılmak ve yarına özgüvenle bakmak ister.
Gigo benim içimdeki, sizin içinizdeki, her birimizin içindeki insandır. Onlar bizim gizli Gigo’larımızdır. Başkaca bir şey değil.
Gerçekleşmeyen düşlerimiz var bizim. Ve biz mahrum bırakılmış hissediyoruz kendimizi… Gigo öyle bir tiptir ki, diri tutmak ister dünyanın ümidini ve dünyaya buruk değil, sempatik bakmak ister. Gigo hep var ve var olmalı!