Maksim Gorki’nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir tür hayata hazırlanma aşamalarından geçen yazar, hak ettiğini düşündüğü yüksek öğrenime yönelir. Kazan’daki üniversiteye girme imkânı bulamayan Gorki, hayat üniversitesinin içinden geçer. Önceki iki özyaşam öyküsü romanındaki doğal, kırsal dünya, burada yerini kentin izbe, içindeki hayatlar gibi yıkık dökük, ama ayakta duran binalarına bırakır. Yazar bizi, ara sıra yorum kattığı bir belgesel sinema tekniğiyle farklı toplumsal katmanları temsil eden renkli tiplerin, karakterlerin dünyasından geçirirken, ‘hayat üniversitesinden mezun oluşunun’ da ipuçlarını verir. Gorki, kötülüğün, hoşgörüsüzlüğün, tembelliğin ve aptallığın dünyevi ve dinsel kuramların baskısından çok daha belirleyici olduklarını hatırlatır bize; Benim Üniversitelerim, onun bu engellere karşı verdiği mücadelenin üçüncü aşamasını oluşturur
Ekmek kazanmanın hiç kolay olmadığını çok iyi biliyoruz.
Ekmeğimi Kazanırken, Gorki'nin otobiyografik üçlemesinin ikinci kitabıdır. Yazarın hayatı ve insanları tanıma, Rus orta sınıfının, köylülerin, işçilerin mücadelelerine tanık olma sürecini anlatır.
Gorki, kendi hayat hikâyesinden, çocukluğundan yola çıkarak kaleme aldığı bu romanda kendi yaşamının yanında Rusya'nın içinde bulunduğu durumu da anlatır.
10 yaşında, bir ayakkabı mağazasında başlayan çalışma hayatı üniversiteye başladığı zamana dek aralıksız devam eder. Yazları gemilerde çalışır; kışları ise hoşlanmadığı, dedikoducu, hayattan zevk almayan akrabalarının yanına döner. Bir süre kuş avcılığı yapar sonra bir ikon atölyesinde çalışır. Böyle iş değiştirerek yaşadığı yıllarda hem insanları ve hayatı gözlemler hem de kitapları keşfeder. Okuma tutkusu onu gerçek hayatın çirkinliklerinden uzaklaştırır, başka bir hayatın olabileceğini anlamasını sağlar. Ona güç veren bir diğer şey ise büyük bir sevgi ve hayranlıkla bağlı olduğu ninesi ve tanıştığı iyi insanlardır. Bu sebebeten okunması gerektiğini düşünüyorum.. İyi okumalar..