Azad Altuğ

Tanrı gülümseyerek uyuyor ve rüyasında bizleri görüyordu. Biz, tanrının rüyasında dolaşırken bilinçaltımızdaki milyonlarca belirsiz görüntü, isimsiz duygu, anlaşılmayan istek, tesadüfleri ve kaderi mi oluşturuyordu?
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Geleceğe bakmak, hep ona bakmak kurtarıyordu belki de bizi, bu sisin içinde yolumuzu bulabilmemiz, kendimizi ve hayatımızı önemsememiz, hayata bir mana katmamız belki de geleceğe bakmakla mümkündü.
"İnsan yalnız kalır da gözlerini gelecek zamana kaparsa, rüyasında ebediyetin korkunç uçurumu açılır önünde" diyordu Unamuno.
Tanrının ve bizim bilinçaltımızın oluşturduğu bir sisin içinde, o sisin arasında gözükenleri asla bilinçli bir şekilde kavrayamadan yaşıyorduk.
Böyle baktığımızda hayat sadece tanrının rüyası değildi. Biraz da bizim bulanık ve bizi bile şaşırtan kendi rüyamızdı.