Alper Ali Çelik

Alper Ali Çelik
@Ghostman2013
Mühendis
Lisans
İzmir
Afyonkarahisar, 25 Eylül 1995
31 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Rasyonalizm
“Gerçekten de zihinde deneyden gelmeyen hiçbir şey yoktur; yalnız zihnin kendisi müstesna!” Leibniz, zihnin tek bilgi kaynağı olduğunu iddia etmektedir.O, akıl doğruları veya akıl hakikatleri yanında olgu doğruları veya deney doğruları, deney hakikatleri olduğunu da kabul etmektedir.Ancak, hem akıl doğrularının, deney doğrularından daha üst düzeyde doğrular olduğunu kabulü hem de deney doğrularının son tahlilde akıl doğrularına indirgenebileceği görüşüyle o, bilgi teorisinde akılcı görüşün taraftarı olmaktadır.
Sayfa 64 - Alfa Yayınları
Reklam
Empirizm
…Locke, zihni “üzerinde hiçbir yazı bulunmayan, hiçbir tasarıma sahip olmayan beyaz bir kağıda” benzetir.Peki o, yani zihin bu tasarımları ve düşünceleri nereden elde eder?…”…Zihin, aklın ve bilginin bütün malzemesini nereden alır?Buna tek kelime ile cevap veriyorum:Deneyden.”
Sayfa 63 - Alfa Yayınları
Bilginin kaynağı akıl mı?
Matematiğin nesnelerinin dış dünyada, duyular dünyasında yer almadığını gören(dış dünyada eni, boyu, derinliği olmayan bir “nokta” göremeyiz; oysa nokta, geometrinin temel bir kavramıdır; sonra matematikçinin üzerinde konuştuğu üçgen, gerçekte tahtaya çizilmiş olan bir üçgen değildir; o yalnızca üçgen kavramından söz edebilmek için tahtaya üçgen çizer ve tahtaya çizilen hiçbir üçgenin iç açılarının toplamı 180 derece değildir), bununla birlikte onun önermelerinin bilimin aradığı ölçütlere uygun düştüğünü fark eden Platon, bu olgudan veya düşünceden hareketle her türlü bilimsel bilginin “duyusal” değil, “düşünsel-akılsal”(ideal) dünyada yer alan nesnelerle ilgili olduğunu ileri sürer ve buna dayanarak, astronominin konusunun bile duyularımızla gözlemlediğimiz gökcisimleri ve onların hareketleri değil, aklımızda düşündüğümüz gökcisimleri ve onların hareketleri olduğunu söyleyecek kadar ileri gider.
Sayfa 62 - Alfa Yayınları
Bilginin kaynağı
O halde, bilim ve felsefenin aradığı doğru bilginin, konusunu doğru yansıtma gibi genel özelliği dışında, aynı zamanda, her zaman ve her yerde olanı, genelgeçer olanı ifade etmesi şeklinde özel bir niteliği de bulunmaktadır.Şimdi bu tür bir bilgiyi sağlama konusunda duyuların yalnız başlarına yeterli olamayacakları açıktır.Nitekim Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi ilk akılcı filozofları, bilgiyi başka bir zeminde aramaya, başka bir kaynağa, yani akla dayandırmaya iten neden bu olmuştur.
Sayfa 61 - Alfa Yayınları
Aşırı Şüphecilik-Septikler
…Bunlara göre bilgi genel olarak mümkün değildir.”Bir tek şey bildiğini, onun da hiçbir şey bilmemek olduğunu”, söyleyen Sokrates’e karşı Karneades daha da ileri giderek, “Hiçbir şey bilmediğimi de kesin olarak bilemem”, demiştir.Bu, Septiklerin ünlü “yargıda bulunmama”, “yargılarını askıda tutma” tutumlarını veya öğretilerini gayet güzel açıklayan bir sözdür.
Sayfa 60 - Alfa Yayınları
Reklam