İnsanlar ile meleklerin dilinden konuşsam da param olmadığından tıngırdayan bir çalgıdan ya da çınlayan bir zilden farksızım.
Kehanette bulunma , tüm girilerek ve tüm bilgilere ulaşabilme yeteneklerine sahip olsam da , dağları yerinden oynatabileceğime inancım olsa da param olmadığı için hiçbir şeyim.
Fakirleri beslemek için tüm varlığımı bağışlasam da , bedenimi yakılması için versem de param olmadığından bunların bir yararı yok .
Para uzun zamandır acı çekmekte , para kibir ; param hiçbir şeyi kıskanmaz; para kendiyle övünmez , böbürlenmez, yakışıksız işler yapmaz, kendine kadar yormaz, kolay kolay tahrik olmaz, kötülük düşünmez ; haksızlıktan mutluluk duymaz, gerçeklerin sever; her şeye katlanır, her şeye inanır , her şeyi umar , her şeye dayanır...
Ve şimdi şu üç şey varlık gösteriyor ; inanç, umut ve para ama bunlardan en önemlisi para...
''En çok neyi seviyorum, biliyor musun, birlikte kahvaltı edeceğimiz düşüncesini. Sen karşımda, bana kahve koyuyorsun. Ne garip! Bunca yıldır tanışıyoruz, bir kez olsun kahvaltı etmedik.''