Akın oldu mu, savaş başladı mı, TÜRKLER ata bindi mi artık onların gözleri yalnız ileriyi görür, geride bıraktıkları çocukları, evdekileri, anaları akıllarına gelmezdi.
Akın oldu mu, savaş başladı mı, TÜRKLER ata bindi mi artık onların gözleri yalnız ileriyi görür, geride bıraktıkları çocukları, evdekileri, anaları akıllarına gelmezdi.
Akın oldu mu, savaş başladı mı, TÜRKLER ata bindi mi artık onların gözleri yalnız ileriyi görür, geride bıraktıkları çocukları, evdekileri, anaları akıllarına gelmezdi.
HEM DE NASIL YAPILDI!
Hatırlayanınız çıkar mı bilmiyorum ama 19.01.2007 tarihinde "Cengiz Kapmaz" imzasıyla sosyal medyada Dersim'le ilgili olarak insanın tüylerini diken diken eden bir röportaj yayınlandı. O tarihte Dersim olaylarını bastırmak üzere gönderilen birliklerde er olarak görev yapan Dersim Hozat Piyade Birliği 2. Tabur erlerinden Abdullah Çiftçi, bir görgü şahidi olarak enteresan şeyler anlatıyor. Tek paragraf bile "olmaz öyle şey" dedirtmeye yetecek kadar acı. Şöyle diyor: "köylere gittiğimizde köyün yetişkin erkekleri kaçardı. Sadece çocuklar ve kızlar kalırdı köylerde. Ambarlarını, ahırlarını ateşe veriyorduk. Sonra onların çocuklarını, kızlarını, kadınlarını hepsini ağır makineli silahların önlerine verip öldürüyorduk. Kanları sel gibi akıyordu. Kimseyi dinlemiyorduk. Tuttuk mu bırakmazlardı, öldürürlerdi."
Böyle şeylerin yaşanmamış olmasını diliyorsunuz için için... Fakat "yaşanmadı" diyemiyorsunuz. Çünkü o süreçte daha beterleri bile olmuş maalesef. "Menemen İsyanı" denmiş, "Menemen'i yerle bir ediniz” emri çıkmış. Şapka konusu gelmiş, Rize bombalanmış. Ezan-ı Muhammedi talebi ateşle kan arasında bastırılmış... Yani sadece Kürtler değil, fikri olan, hedefi olan, inancı olan ve bunları özgürce yaşamak isteyen her kesimden insan ya sehpalar altında tüketilmiş ya da yerinden yurdundan sürülmüş. Yine de "Dersim Olayı" bambaşka. "Dersim Olayı" bir büyük facia!
Olup bitenleri 'isyana bağlayıp, "kavgada yumruk sayılmaz" türünden geçiştiremiyorsunuz, çünkü İsmet Paşa, "Dersim Planı"nı isyandan üç sene kadar önce hazırlamış. Plana göre Dersim halkı silahtan arındırılacak, icap ederse iskan mahalleri değiştirilecekti (yani sürgün edilecekler.)
"Dersim Vilayeti'ni (şimdiki Tunceli) yeni usulde teşkil edeceğiz. Muvazzaf bir kolordu kumandanı, vali ve