Ah Livaneli sana hayran olmamak elde değil... Max ile Nadia’nın hikayesini nakış nakış kalbime işledin. Derinden yaralandım ve tanıştığıma çok sevindim... İktidarda kalabilmek için canileşen insanların tüm yaptıklarını ben yapmışım gibi hissettim. Sanki onları kurtarabilirmişim de sadece izlemişim gibi... Acı çekmeyen milletler var mıdır acaba? Tarih daha ne acılarla dolu, her millete de biraz acı düşmüş olmalı sanırım. Peki Ömer Zülfü Livaneli sen nasıl başarıyorsun insan kalabilmeyi? Başkalarının acısını nasıl kendi acın yapabiliyorsun? Yetmiyor bir de şaheserler yazabiliyorsun! Çok geç okuduğum için pişman olduğum bir eser. Hayatıma yeni bir ivme kattı, minnettarım
Galaksiyi gezerek bir rehber hazırlayan Ford, aracı bozulunca 15 yıl boyunca Dünya’da mahsur kalır ve dünyalı olarak yaşar. Galaksiler arası otoyol yapılacağını ve bu yüzden de Dünya’nın yok edileceğini öğrenince arkadaşı Arthur’u da yanına alarak gezegeni terk etmek ister. Gelen uzay gemisine kaçak binerler ve olaylar gelişmeye başlar. İçinde ince esprilerinde bulunduğu bir bilim kurgu klasiği. Başlarda olay karmaşık anlatılmış ama kitap ilerledikçe o karmaşa ortadan kalkıyor. Bilim kurguya yeni başlayacaklar için doğru bir seçenek olmasa da bilim kurgu severlerin mutlaka okuması gereken bir seri.
Kitabı okudum demem doğru olmaz çünkü ben bu kitabı yaşadım. Kitabın içeriğini bir çoğunuz biliyorsunuzdur. Ama hissettirdiklerini okumadan anlayamazsınız.