Gizem Bayındır

Gizem Bayındır
@Gizemserhat
Evli
Yüksek Lisans
8 Kasım
458 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı

Sibel alpagül

, şu anda okuyor
%51 (310/599 syf.)
Mustafa Kemal Atatürk
9.8/10 · 34,4bin okunma
Gizem Bayındır
🩷🩷🩷
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·144 syf.·
2025 14. kitabı
‘’Sokakta’’ Bahaeddin Özkişi’nin 1975 yılında yayınlanan romanı aynı yıl Peyami Safa Roman Yarışması ödülünü almış. Meb’in okutulması önerilen 100 temel eserinden biri. Kitabımız görünürde bir polisiye romanı. Bir cinayet işlenmiş katilimiz sokaktakilere göre ‘’onlar’’ yani üç harfliler :) Bu cinayet, cinayetin geçtiği sokak, şeytanlar, şeytana tapan karakterler hepsi birer metafor. Bunlar üzerinden Meşrutiyetle başlayıp Cumhuriyetin ilanıyla devam eden ‘’batılılaşmayı’’ anlatıyor yazar, bahsedilen ‘’onlar’’, yani cinler, kötü ruhlar liberalizm ve materyalizm. Değişme ve Batılılaşma adı altında köklerinden vazgeçen, dinden uzaklaşan, dinin boşluğunu ideolojilerle dolduran insanı anlatıyor yazar. Batı’nın bilimini pozitif düşünce yapısını alıp kendi kimliğimiz üzerinden yenisini inşa edemedik biz salt bir batı özentiliğinin ötesine çok da geçemedik bu yüzden. Çoğu aydın bu şekilde düşünür batılılaşmaya karşı değildirler lakin ‘’kimlik’’in korunması gerektini sıçrayabilmek için önce ayağının yere sağlam basması gerektiğini söyler. Yazarımız ise bir batılılaşma karşıtı. Batılılaşmanın tam karşısına da İslam’ı koymuş. Onun nezdinde bu batılılaşma, bizim ruhumuzu çürütüyor, kötülüğe sevk ediyor, değerlerimizi yerle bir ediyor. Dediğim gibi bir metafor olarak kullanılan sokak, batılılaşma çabasındaki Türkiye, şeytana tapan ayinler düzenleyen katilimiz ve işbirlikçisi dünya malına tamah eden, açgözlü, batılılaşmayı savunan insaanlar. Karşılarında ise dünyanın gelip geçiciliğinin farkında olan, namazında niyazında, sokaktaki değişime yani batılılaşmaya karşı duranlar. Oldukça mistik hikayeler var kitapta, hani şu cinlerle konuşanların anlattıkları, birinin başına gelen o büyüleyici hikayeler. Bu mistik hikayelerle dolu bir cinayet romanı diyebiliriz yani. Peki bir
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
Gizem Bayındır
MEB in neden 100 temel eser içine aldığını asla anlamadığım bir kitaptır. Lisede okumak için başladım ama o kadar korktum ki üç haflilerden hikayeden hemen bıraktım. Çocuk yaşta okunacak şey değil. Şu an metaforlari söylediniz de biraz rahatladım.
Afyon ve Şarap
Puan vermedi·112 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 21:19
Sadık Hidayet'i tipik bir İran edebiyatı yazarı olarak adlandırmak bence yanlış olur. Doğduğu yer çünkü sadece İran. Altyapısını etkileyecek en önemli mevzulardan olan eğitimini yurtdışında almıştır, mezarı da yine zaten şu an Yılmaz Güney'e de komşu olacak şekilde Paris'tedir. Yine Buda incelemeleri, araştırmaları ve Farsçaya Buda ile ilgili metinler çevirmesi de tipik bir İranlı olmadığının diğer göstergeleri. Özellikle Batı edebiyatından etkilendiği bilinmektedir. Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka yazarlardan sadece bazılarıdır. Özellikle Fransız edebiyatı ile de ayrıca ilgilenmiştir. İran hükümetini cesurca eleştirmesi onun sonraki hayatını ciddi bir şekilde etkilemiştir. Monarşi ve ruhban sınıfı eleştirileri hükümet ile arasını açmasına vesile olmuştur. Kör Baykuş kitabındaki körlük kavramı aslında sağır, kör ve dilsiz olan İran halkına bir mesajdır. Özellikle Avrupa ve kendi ülkesinde kitapları sansürlenmektedir, bunun en büyük nedeni de siyasal İslamcıları rahatsız ediyor olmasıdır. Hacı Ağa ve Kör Baykuş kitapları bu tasfiyeden en çok etkilenen iki kitaptır. Sadık Hidayet gazı açarak intihar etmiştir. Kör Baykuş kitabını okuyanlar onun kafasındaki yoğun depresif durumu zaten görür. Yine aynı şekilde kitapta alkol ve uyuşturucu da vardır. Bu da yine Sadık Hidayet'in afyon bağımlılığını yansıtmaktadır. Kitabı okurken kendi kendime demek ki Sadık Hidayet de yalnızlığından kurtulmak için, uyuşmak, uyku halinde olmak, zamanı anlamsızlaştırmak için alkol ve uyuşturucu kullanıyormuş diye düşündüm. Kitaba gelecek olursak; anlatım çok çok iyi. Edebi dil muntazam. Öncelikle bunu söylemek istiyorum. Ülkemizden örnek verecek olursam; Oğuz Atay, Yusuf Atılgan aklıma geliyor, tarz olarak benzer kalemler olarak. Kitaptaki ana karakterde yine
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Timaş Yayınları · 201836,6bin okunma
Gizem Bayındır
Hala hatirlarim karısından bahsettiği zamanlarda hissettiği yalnızlığı.. en sevdiğim kitaplar arasındadır
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 01:26
Orhan Kemal'in "Küçük Adam'ın Romanı" üçlemesinin sonuncu kitabı. Klasik Orhan Kemal kitaplarından; halkı, halkın dertlerini, yaşamını anlatan... Okurken gerçekleğinden şüphe duymuyorsunuz çünkü bütün bu yaşananlar gerçek, acı bir şekilde biliyorsunuz... İşçiler üzerinde oynanan oyunlar, fakirlik, hiçbir zaman bitmeyen kadına yönelik cinsiyetçi aşağılamalar... Öncelikle kadınlarla ilgili düşünceler: O kadar sinir bozucu diyaloglar var ki!... http://1000kitap.com/gonderi/107909741 http://1000kitap.com/gonderi/107844765 Aman "Kitap işte!.." diyip geçemiyorsunuz çünkü bütün bunlar gerçeği yansıtıyor, biliyorsunuz. "Çok geçmeden Muy'un büyük kızı bir Çingene çalgıcının peşine takılıp gitti." Bu tarz sözleri çok fazla duyuyoruz özellikle "Kızın gönlüne bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya..." Ama bunu söyleyenler de hiç düşünmüyor sen bir kızı; hayattaki tek amacı evlenmek, çocuk doğurmak olacak şekilde büyütürsen nasıl bir sonuç bekleyebilirsin?.. Çevremde de var böyleleri: Kadın kızının liseyi bile bitirmemesinden şikayetçi ama bu yaşına kadar sürekli evliliği bir başarı, bir amaç olarak anlatmış. E, kız da haliyle okulla, eğitimle, ekonomik bağımsızlıkla falan uğraşmayıp direkt sonuca ulaşıp evlenmek istiyor, daha 17 yaşında... Daha da üzücüsü aynı şeyi o da devam ettirecek... Nesiller boyu süregelen bir eğitimsizlik dalgası... İşçilere yönelik oyunlara gelirsek, "Filler tepişir, çimenler ezilir." misali. Zenginler ve siyasiler tartışırlar, birbirlerinin ayaklarını kaydırmak isterler ama olan en sonunda yine fakire olur. Bir de bu oyunlarda alâkasız bir şekilde günah keçisi ilan edilenler vardır: "-Bu gâvur gelmeden önce aldığınız paradan bir şikayetiniz var mıydı? -Yoktu. Gül gibi geçinip gidiyorduk! -O yokken fabrikanın işleri geri mi kalıyordu? -Ne münasebet!
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma
Gizem Bayındır
İncelememize bayıldım harika olmuş gerçekten kitap okunmaya değer sanki Cemile çamaşır yıkarken sende bir ucundan tutmuş gibi bir his bırakıyor usta Orhan Kemal o derece gerçekçi o derece doğal. Hele devecinin 30 parayla karı mi sevilir lafı.. kız kısmının üstüne bırakılmış aile hayatının yükü ve dahası.