Gökhan Kum

Gökhan Kum
Öğretmen
Marmara Üniversitesi
İstanbul
167 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Uzun ama okunmaya değer olarak görüyorum :)
10/10
·160 syf.··
2021 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 18:58
İnsan imtihan dünyasının sakinidir; hayatının her anında bir sınava tabidir. Varlıkta veya darlıkta, hastalıkta ve sağlıkta, her halinde Allah’ın kendisini imtihan ettiğini unutmamalıdır insanoğlu. Enam Suresinin son ayetinde Allah Teala şöyle buyuruyor: “O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.” (En’am Suresi-165) Yani aslında hepimiz sahip olduklarımızın ya da olmadıklarımızın veyahut olmaya çalıştıklarımızın imtihanını veriyoruz. Marifet, bunun bilincinde hareket etmek; maharet ise tabi olduğumuz bu imtihanı başarıyla geçip Allah’ın huzuruna ak bir sima ile kavuşmaktır. Hayatı boyunca sahip olamadıklarının peşinde koşup kendini ruhen ve bedenen yoran ama hiçbir şey elde edemeyen insandan daha bedbaht kim olabilir ki. Hayır yolları o kadar fazladır ki kimsenin kıyamet günü mazeret hakkı olmayacaktır. Akıllı olan bugünden heybesini iyiliklerle ve salih amellerle doldurup İstikametini sünnet ve kuran eşliğinde katetsin. Zor şartlar altında, hayatlarını davete adayan iki ismi anacağız bu yazıda: Musa Bangura ve Gülseren Gümüş. İsimlerini duydunuz mu daha önce, bilmiyorum. Ben birkaç yıl önce duymuştum hayat hikayelerini. İki ismi de çeşitli vesilelerle katıldığım Ramazan Kayan Hocanın dersinde işitmiştim ilkin. Aradan baya zaman geçti ve baktım ki bu iki mümtaz şahsiyetin hayatı yine kendi anlatanı yani Ramazan Kayan Hoca tarafından kaleme alınmış. Musa Bangura, asıl ismi Mark Muses Bangura olan, Siera Leone isimli bir Afrika ülkesinde yaşayan, siyahi bir insan. Ailesi Hıristiyan olan bu kişi ailenin isteği üzerine ciddi bir eğitimden geçerek yüksek başarılarla iyi derecede bir papaz
Din
Davet Yolunda Bir Siyah Bir BeyazRamazan Kayan · Çıra Yayınları · 20191,146 okunma
Reklam
9/10
·204 syf.··
2021 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 22:11
Geminin neresindeyiz? Bazen bazı kitapların başlıkları direkt kitabın içeriğini bizlere sunuyor aslında. İşte bu kitapta o tür kitaplardan. Kitap şu hadis çerçevesinde konuları işliyor genelde: "Allah'ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir grup insan, geminin üst kısmına düşmüş; diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedirler. Onlar şöyle derler: 'Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.' Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de onlar serbest bırakılırsa hepsi helak olur. Ellerinden tutup onlara engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de."(Buhari) Yukarıdaki hadiste de geçtiği üzere beraber yol alan kişiler bu yolda sadece kendilerinden sorumlu değildir. Bu yolda bereber yürüdüğü kişilerin durumu da bu kişileri ilgilendirir. Yolculuk esnasında nasıl bir yol izlemeliyiz? Gemimizin delinmemesi için nasıl hareket etmemiz gerekiyor? Biz bu yolculuğun neresindeyiz? Diğer yolculara olan ilişkimiz nasıl ya da nasıl olmalıdır? Bu ilişkilerin güzel bir şekilde sürdürülmesi için ne yapmamız gerekiyor? Şeklindeki sorularımıza cevap niteliği taşıyan bu kitabı cevaplara ulaşmamız için okumamız gerektiğini düşünüyorum. Gemide hangi bölümde hangi hasarlar var bu hasarları nasıl tamir edebilir? Yine bunlara cevap veren bir kitap. Gemimizin delen bu musibetlere karşı nasıl bir mücadele etmemiz gerektiğini bizlere sunuyor. (Aile, ev, eğitim... Gibi) Aynı zamanda bu musibetlere karşı peygamber efendimizin tutumundan örnek vererek bizlere en iyi örnekliği göstermiş oluyor. Peygamberimiz aleyhisselam nasıl bir yol izlemiş onun davet metodunu gözler önüne seriyor. Kitaptan bazı alıntılar şu şekilde: İyiler, en az kötüler kadar
Din
Geminin Neresindeyiz?Nureddin Yıldız · Tahlil Yayınları · 2024594 okunma
olmak cesaret ister!!!
9/10
·144 syf.··
2021 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 22:12
Kemal Sayar'a ait okuduğum ilk kitap güzel bir başlangıç oldu :) Kitap çok farklı konularda yazılan yazılardan oluşuyor. Anlattığı bazı bölümlerdeki konular için konuyla ilgili az bir altyapı gerekiyor. Örneğin bazı yerlerde tıbbı hastalıklardan, biyoloji savaşlarından ve genlerden bahsetmiş bu konular hakkında biraz bilginizin olması anlatılan konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Siyaset, din, ekonomi, giyim, psikoloji, tıp, çocukluk, ergenlik, medya, biyolojik savaşlardan ve nazi Almanyası  gibi çok farklı konular ele alınmış anlatılan bazı konuları belli olaylar çerçevesinde sunması konunun daha iyi oturmasında çok etkili olmuş. En etkilendiğim bölümlerden birisi ise üçüncü bölüm olan olguların dili bölümü oldu. Bu bölümde  "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" bu alt başlık çok ilgimi çekti bu bölümdeki şu alıntıyı şuraya bırakıyorum: Şair, "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" diyor. İnanmış bir adamın nefesi değdiğinde, kapanır savaşın açtığı yaralar çocuklarda. Yerinde bir gül büyür. Kokusunu o nazenin, o içli çocukların rüyalarına bir ninni halinde salarak... Savaşın ortasında kalan, her gün üstlerinden füzeler uçan, silahlar patlayan, anne babalarının, kardeşlerinin katledilmesine şahitlik eden bu çocuklara kol kanat germeliyiz. Bunları kendi hallerine bırakmamalıyız. Bunlara sahip çıkmalıyız. Yukarıda da geçtiği üzere bu çocuklara bizlerin nefesleri değmeli. Ancak o zaman savaşın açtığı kapanmaz yaralar kapanır bu yaralar yerinde güller büyür ve yaralar kapanmaya başlar. Yine kitaptan bir alıntı: "Bize sorumluluklarımıza sahip çıkma bilinci lazım." Son bir öneri olarak son bölümde bulunan "sara ve edebiyat" başlıklı yazıyı okumamanız. Niye mi? Çünkü benim okuma listemde olan henüz okumadığım kitaplardan  spoiler içeriyor. Ben ilk
Olmak CesaretiM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20153,413 okunma
9/10
·472 syf.··
2021 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 19:03
Kitabı geçen haftalarda okumuştum. Yazarı ile söyleşi yaptıktan sonra inceleme yapmayı daha uygun gördüm. Yazarla yaptığımız söyleşi sonucunda kitabı ve yazılan dönemi daha iyi bir şekilde anlamamı sağladı. Yazar anlattığı dönemde geçen savaşları çok iyi bir şekilde anlatmış. Bunun yanı sıra savaşın ardındakilere de iyi bir şekilde değinmiş. Savaş sonrası insanların yaşadığı durumları, bu insanların tutumlarını her iki taraf için de objektif olarak anlatmış. Salahaddin eyyübi Kudüs'ün fethi için muazzam bir şekilde çalışıp fethin öncesinde 52'ye yakın beldeyi feth ederek Kudüs'ün fethi için uygun ortamı sağlıyor. Beni en çok etkileyen bölümlerden bazıları şu şekilde; Salahattin'in karşısındaki düşman ordularının komutanlarına gerektiği durumda kendi doktorlarının göndermesi Savaş zamanı haçlı seferleri için Hristiyan dünyasının nasıl seferleberlik ilan ettiği. Savaşa katılmak için her türlü fedakarlığı yapmaları. Diğer tarafta ise İslam ordusunun sahil savaşı zamanında askere ihtiyaç duyduğunda diğer devletlerden herhangi bir şekilde yardım gelmemesi, halifenin yardım göndermemesi, İslam aleminde birliğin yeterli düzeyde olmaması ama buna rağmen salahattinin büyük bir direnişle haçlılara karşı koyup onlara karşı zafer kazanması. Sadık'ın hikayesi, Sadık'ın nasıl salahattin ile bir araya gelmesi ve bu dostluğun getirdikleri. Belki de en çok etkilendiğim kısım kitabın sonlarında salahattinin kızı ile karşılaşması zamanıydı. Yıllarca savaş meydanlarında bulunması nedeniyle ailesine, çevresine, görmek isteyip de göremediği yerlerden uzak kalması. Kızı ile karşılaşınca bir an kızını hatırlamıyor orada aralarında geçen konuşma İslam için ne denli bir adanmışlığın yapıldığını gösteriyor kesinlikle. Salahattin'in ölümüne yakın zamanda kefenini bir mızrağın ucuna
Din
Selahaddin Şark'ın KartalıAli Emre · Ketebe Yayınları · 2018270 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2020 14. kitabı
"Anlatayım mı sana?" "Neyi" "Hikayemi. Gördüklerini. Mabetteki gizemi. İlk yalanı... İlk savaşı... Ve senin merak ettiğin her şeyi." Ne diyebilirdi ki: "Anlat!" Kitaba başlamanız için kitaptan bir kesit :) İskender Pala yine güzel bir kitapla karşımızda. Kitabı okuduğunuzda kendinizi bir yolculukta bulacaksınız, kitap sizleri tarihin başlangıcı diyebileceğimiz göbeklitepe'ye kadar götürüyor. Göbeklitepe'de insanlığın yaptığı ilk tapinaktan, o dönemdeki insanların dine bakış açısını, nasıl avlandıklarını, yerleşik hayata geçiş yaptıkları diyebileceğimiz sürece nasıl geldiklerini bu yolculukta anlayabiliyoruz. Bu yolcukta kitabın kahramanı hakikati, aşkı aramaktadır. Bu arayışta karşılaştığı yerleri anlatan yazar tarihe tanıklık etmenizi sağlıyor. Bu dönemde yaşayan insanların hayat tarzlarını başarılı bir şekilde bizlere sunuyor. Kitabı okuduğunuz zaman kitaptan önemli bilgilerde edebilirsiniz. Kitabı okumaya başladığınızda lütfen bırakmayınız. Kitabın ortalarına doğru sıkılmaya başlayabilirsiniz.(Ben biraz yaşadım bunu) Ama kitabın devam eden bölümlerinde pişman olmayacağınızı düşünüyorum. Kitabın bazı yerlerinde çok güzel diyaloglar geçiyor. İnşallah bizler bu diyaloglardan gereken dersi çıkarırız. Güzel bir akşamda akşam yıldızına birlikte bakacağınız kişileri-kalbinizin dengini- bulmanız dileğiyle. İyi okumalar daima kitapla kalın.
1000Kitap
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma