Kemal Sayar'a ait okuduğum ilk kitap güzel bir başlangıç oldu :)
Kitap çok farklı konularda yazılan yazılardan oluşuyor. Anlattığı bazı bölümlerdeki konular için konuyla ilgili az bir altyapı gerekiyor. Örneğin bazı yerlerde tıbbı hastalıklardan, biyoloji savaşlarından ve genlerden bahsetmiş bu konular hakkında biraz bilginizin olması anlatılan konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
Siyaset, din, ekonomi, giyim, psikoloji, tıp, çocukluk, ergenlik, medya, biyolojik savaşlardan ve nazi Almanyası gibi çok farklı konular ele alınmış anlatılan bazı konuları belli olaylar çerçevesinde sunması konunun daha iyi oturmasında çok etkili olmuş.
En etkilendiğim bölümlerden birisi ise üçüncü bölüm olan olguların dili bölümü oldu. Bu bölümde "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" bu alt başlık çok ilgimi çekti bu bölümdeki şu alıntıyı şuraya bırakıyorum:
Şair, "Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda" diyor. İnanmış bir adamın nefesi değdiğinde, kapanır savaşın açtığı yaralar çocuklarda. Yerinde bir gül büyür. Kokusunu o nazenin, o içli çocukların rüyalarına bir ninni halinde salarak...
Savaşın ortasında kalan, her gün üstlerinden füzeler uçan, silahlar patlayan, anne babalarının, kardeşlerinin katledilmesine şahitlik eden bu çocuklara kol kanat germeliyiz. Bunları kendi hallerine bırakmamalıyız. Bunlara sahip çıkmalıyız. Yukarıda da geçtiği üzere bu çocuklara bizlerin nefesleri değmeli. Ancak o zaman savaşın açtığı kapanmaz yaralar kapanır bu yaralar yerinde güller büyür ve yaralar kapanmaya başlar.
Yine kitaptan bir alıntı:
"Bize sorumluluklarımıza sahip çıkma bilinci lazım."
Son bir öneri olarak son bölümde bulunan "sara ve edebiyat" başlıklı yazıyı okumamanız. Niye mi? Çünkü benim okuma listemde olan henüz okumadığım kitaplardan spoiler içeriyor. Ben ilk