İnanılmaz ve şahane. Sürükleyici ve kusursuz bir anlatım. Adeta büyülendim.
Okunulması okutulması gerekli kesinlikle.
Düşünüyorum o halde var mıyım? Düş müyüm? Gerçek miyim?
Gerçeksem kimi düşlüyorum, ben bir düş isem kim benim gerçeğim..
Nasıl oldu da bu kadar geç okuduğum için kendime sürekli kızdım okurken. Nasip böyleymiş.
Bir kitap nasıl olur da hem hem her şeyi anlatır hem de hiçbir şeyi? Nasıl olur da en sevdiğim kitaplar arasına girerken kitap hakkında hiçbir şey anlatamam ?
Ahhh kalbim…
Kitabı anlamayan sıkılanlar olmuş olabilir üzülmeyin hepimiz bir değiliz siz watpad okumaya devam.
Okunması gereken o kadar muhteşem kitap varken bunu okuduğum için bana da yazıklar olsun.
Nietzsche “Tanrı öldü.” Diyordu ya bizim de “Edebiyat öldü” dememiz lazım.
Bu kitapla birlikte hepimiz Salih’in büyüyüşüne, büyümek zorunda kalışına tanık oluyoruz.
Hepimiz onun gibiyiz aslında. Salih’in martısını bütün kitap boyunca bende içimde büyüttüm kimi zaman Salih gibi öleceksen öl daha fazla bağlanmayalım dedim ama aslında aynı Salih gibi içim hep ölme ha sakın martı dedi. Ölmek kolay tutun ki yalnızlığımız giderilsin. Çünkü sen bizim tek arkadaşımızsın.
Bir çocuğum gözüyle daha güzel dünya, bir martı için yaptıklarıyla daha güzel. Bir çocuğun hayalleriyle güzel bu dünya.
Keşke hepimiz çocuk kalmayı başarabilseydik
. Salih bile başaramadı..
“Ben ölümü sol cebimde taşırım. Bazen onu cebimden çıkarıp ‘Merhaba tatlım, nasılsın? Geldiğinde hazır olacağım,’ derim.
Ölüm kaçınılmazdır.
Ölümü takıntı haline getirmek yerine size sunulan yaşamın tadını çıkarın.”
Bir solukta okunan otobiyografi tarzı bir eser. İçten, samimi, gerçekçi. Zorlukları da görmüş parayı da, Aşkı da tatmış, ayrılığı da kısacası her şeyi yaşamış bir adamın bazen kalp burkan bazen gülümseten kısa bir hayat hikayesi..
“Çalıştım ve başardım.”
Harika bir başarı öyküsü. Açlık, maddi sıkıntı, yaşam şartları ve her ne olursa olsun başarı ile sonuçlanmış bir hayatın öyküsü. Takdir edilesi bir azim ve başarı.
Kitabın bazı bölümleri beni gerçekten çok etkiledi. Nelere sahipken nelerden sızlanıyoruz aslında diye.
Açlıktan ölmek üzere olan köpeğini öldürmek zorunda kalması ve köpeği asıl öldürenin onun dönüp gidişi olması kalbimi param parça etti. Okunması özellikle çocuklarımıza okutulması gereken bir hayat.
Yer yer ağlatan yer yer hüzünlendiren ve bir o kadar takdir gören bu hayatı herkes okumalı.