Onunla aşk yönünden mutlu olmayacaksa da hiç olmazsa saygı ve sessizlik bulabileceğini zannediyor ve bu bir hayat için yeter, belki teşekküre neden olacak biçimde bir iyilik de olur gibi geliyordu.
Ah, onu nasıl bir şey sanmıştı. Halbuki hep, hep boştu. Şöhret, açgözlülük, aşk... Hepsi, hepsi boştu,tutunacak,yaşamda dayanılacak hiç, hiç bir şey yoktu. Ölümden başka hiçbir şey gerçek, hiçbir şey sonsuz değildi.