Zweig II. Dünya Savaşı'nın karanlık dehlizlerinde kaybolmuş depresif yazar. Ben seviyorum bu kalemi. Zweig hikâyelerini hep ötelenmis, silik, görülmeyen , umulmadık karakterler üzerinden anlatıyor. İnsanı şaşırtan, dikkatini ve heyacanini diri tutan bir merak uyandıran bir anlatimi var. Zweig her ne kadar bulunduğu dönemin umut vaadetmeyen sosyolojik psikolojik koşullarından rahatsız olsa da güzel bir ayna olmus dönemine.
Bence her kitabı ayrı güzel. Ay ışığı'da diğer tüm hikayeleri gibi umulmadık kişilerin ana karakter olduğu, şaşırtan, sıradışı hikayelerden oluşan bir kitap. Okudum. Okumaya devam edeceğim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
öyle ya, kim dönüp kendi gölgesine bakardı ki? Gölgesinin sadakatle sürünerek ve sessizce adımlarının arkasından geldiğini hissederdi insan, bazen bilincine varmadığı bir dilek gibi önünden acele ettiğini de bilirdi, ama gölgenin parodi yaparcasına aldığı biçimleri gözlemlemeye ve bu çarpıtılmış şekillerin içinden kendi varlığını seçmeye çalışması çok nadirdi.
Ilık ama sağlam havayı içime çektikçe çektim, içimdeki dehşetin yerini yazgıların çeşitliliği karşısında duyduğum büyük şaşkınlık aldı ve her pencerenin ardında bir alınyazısının beklediğini her kapının bir yaşantıya açıldığını hissettim yine.....