Gamzee

Gamzee
Türkçe Öğretmeni
Van
İzmir
62 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
"İki ayrı ırmak birleşsin diye yaşanmıştı belki bütün bunlar."
Puan vermedi·536 syf.··
2022 3. kitabı
. Bir aşk hikayesi diye çıktım yola, aslında gördüğüm türlü insanların hayat hikayesiydi. Okurken "Ne zaman birleşecek Zehra'yla Setterhan'ın ırmakları?" diye düşünmedim bile, ben de onların yatağında aktım sadece. Bakü-Tiflis-Tebriz'de aktı durdu Setterhan'ın ırmağı. Halı ticaretiyle uğraşan Mirza Han'ın oğluydu Setterhan. İşlerin altından da çok güzel kalkıyordu. Lakin bir gün sevda ırmağında boğuldu da kendini yollara koydu. Zehra ise Trabzon'un sert esen bir rüzgarıyla taştı yatağından da İstanbul'a uzandı yolu. Ama bu yolda ne acılar yaşadı, neler gördü gözleri. Benzer yağmurlardan beslendi bu iki ırmak. Düşündüm bir süre sahi bu kadar savaş, bu kadar yitim, yokluk, üzüntü, bir miktar sevinç onlar bir yatakta aksınlar diye mi yaşandı gerçekten? Biz bilemeyiz yazgıyı ancak Allah bilir. Her şer bir hayır getirir; kötü günler iyi günlere, kış bahara gebedir. Hayatı büyük açıdan göremeyeceğimize göre bir şey bizim için şer mi hayır mı bilemeyiz. Belki bir gün biz de bir zaman yolcusu olur da giriveririz ansızın bir fotoğraf karesinden içeri, geçmişimize uzanarak...
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2022 2. kitabı
Neden "Normal İnsanlar" kitabın adı? Aslında normal olamayanların hikayesi bu. Connell ve Marianne, İrlanda'nın küçük bir semtinde yaşayan iki genç. Connell'ın annesi Marianne'lerin evinde temizlikçi aynı zamanda. Connell ve Marianne aynı okula gidiyor. Connell ne kadar sevilen, sosyal biriyse; Marianne o kadar sevilmeyen dışlanmış biri. Kısa konuşmalarla başlıyor arkadaşlıkları, olağanüstü bir çekimle büyüyor. "Ne bir arada olabiliyorlar ne ayrı." diyor yazar onlar için. Bence öyle değil, bence hep bir aradalar. Onların kalplerini hissediyorum ben. Kitap sessiz ilerliyor gibi gözüküyor oysa ben onların üzüntülerini, sevinçlerini, aşklarını hissediyorum. Bazen göz ucuyla birbirlerine bakmalarını, bazen ellerinin buluşmasını, bazen gündelik hayatın maskeleri olmadan uyuyakalmalarını seviyorum çok. Kitabın en farklı özelliği yazımı. Şimdiki zaman kipinde yazmış yazar. İlk başlar alışmak zor ama sonra dizi izler gibi ilerliyor kitap. İyi ki okumuşum diyorum yeni arkadaşlar edinmişcesine sevinçle.
İlişkiler
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Şeytan ve maiyeti sıcak bir bahar günü Sovyet Rusya'nın Moskova'sına iner
Puan vermedi·520 syf.··
2021 6. kitabı
ve olaylar başlar. Şeytan Woland, yardımcısı Korovyev, Kedi Behemot, Çöl Şeytanı Azezello ve hizmetçi Hella'dan oluşan bu ekip Moskova'yı bir süre sallayacak ve karıştıracak olayları başlatırlar. Kitaba ismini veren Usta ve Margarita ise bir yazar ve onun sevgilisidir. İç içe geçmiş üç hikayedir aslında bu: Usta ve Margarita'nın hayatı, Woland ve maiyetinin yaptıkları, Pontius Pilatus'un hikayesi. Kitap, dönemin Sovyet Rusya'sına eleştiri amacıyla yazılmış, yazılırken basılma amacı taşımamıştır. Yazarın ölümünden sonra yayınlanan bu kitap eleştirilerini simgesel bir dille yapmıştır. Olay örgüsünü anladıktan sonra kitabın hızla ilerlediğini söyleyebilirim. Ve garip bir şekilde Woland ve maiyetine çok sempati duyduğumu da söylemeden edemeyeceğim. Ortalığı birbirine karıştırırkenki boşvermişliklerini ve eğlenmelerini gerçekten sevdim. "Aa demek ki bazen 'Bırak, eğlencene bak!' düşüncesi iyi olur." diye hissettirdiler bana. Kitabın bir özetini yazamadım çünkü olaylar öyle yoğun ki neresinden tutsam yazamayacakmışım gibi. Yazarın zekası karşısında şapka çıkarıyorum, başka ne denebilir ki...
Bilim Kurgu Distopya
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
Puan vermedi
"Ne hazin! Ben yaşlanıp çirkin ve iğrenç bir şey olacağım. Oysa bu portre hep genç kalacak. (…) Keşke tam tersi olsaydı. Ben hep genç kalsaydım da şu resim yaşlansaydı. Bunun için neler vermezdim. Varımı yoğumu verirdim. Ruhumu bile satardım.” Ressam Basil Hallward, güzelliğine hayran olduğu dostu Dorian Gray’in bir portresini yapmıştı. Gray ise her zaman sahip olduğu güzelliğinin farkına gerçek anlamda o tabloya bakarken varmıştı. Deyim yerindeyse aşık olmuştu kendisine. Bu tablodaki güzelliğin, kendisi gibi yaşlanmayacağını bilerek kıskanmıştı onu. Yüzümüzdeki çizgiler, mimiklerdir güzelliğimizi vurgulayan. Yaşanmışlıkları gösterirler çünkü bize. Ancak hiç yaşlanmayan, genç kalan bir yüzde kötülüğün, yozlaşmışlığın izlerini göremeyiz. Göremediğimizde, vicdanımızı kapalı çerçeveler ardına gizlediğimizde de en kötü eylemlerimizde bile doğru yaptığımıza inanırız. Yanlışlar silsilesi içinde, kendi içimize bakmaktan aciz, ruhumuzu kaybederiz. Ruhunu kaybeden insan yaşayamaz. Peki ruhunu kaybeden Dorian Gray nereye kadar tutunabilecektir kibrine? Gerek düşünceleriyle gerek yaşantılarıyla tehlikeli bir kitaptı. Ancak bana düşünme, sorgulama fırsatı verdi. Sorgulanamayan düşünce tam olarak bensimsenemez. Kitabı okurken satır araları besledi beni. Kibrin ne kadar tehlikeli olduğunu ve yol pusulamızın her zaman vicdanımız olması gerektiğini çarpıcı olarak gördüm.
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 17:10
İnsanoğlu, bu koskoca evrende bir kum tanesi kadar olduğunu fark etmeksizin evrenin tek sahibi olduğunu düşünmektedir. Bu yüzden tarih boyunca birçok hayvan türünün sonunu getirmiş, doğayı tahrip etmiş ve kendinden aşağı gördüğü insan topluluklarını yok etmiştir. Ancak bu koca evrende tek başımıza olmadığımızı bilmeliyiz. Bize en yakın gezegen, Mars, Kızıl Gezegen, o tuhaf seyahat araçlarını İngiltere'nin başkenti Londra'ya çok da uzak olmayan Woking kentine indirmişti. İnsanların bu akıl almaz güveni Marslıların bize zarar veremeyeceği yönünde olduğundan bir önlem alınmadı. Ancak araçlarından inen Marslıların koca silindirik kafalarını, tripotu andıran üç uzun bacaklarını ve koca elleri olan metalik yaratıklar olduklarını gördükten sonra sonlarının geldiğini anlamışlardı. Marslılar ellerinde tuttukları ısı ışınları ve kara duman gücüyle ortalığı kasıp kavururken insanoğlunun kurtulma şansı var mıdır acaba? Bin yıllarca kendinden güçsüz gördüğü her şeyi yakıp yıkan insanın, Marslıların bu işgali karşısında haklılık naraları atmasını doğru görmek bize mi kalmış! Dünyalar Savaşı hem Marslıların farklı anatomik yapılarıyla evrim teorisine bir örnek taşırken hem de İngiltere emperyalizmine karşı da bir eleştiri niteliği taşır. Yazarın hayal gücü konusunda da: Bu kitabın Neil Armstrong'un Ay'a seyahatinden yıllar önce yazıldığını bilmeliyiz.
Bilim Kurgu Distopya
Dünyalar SavaşıH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216bin okunma
Reklam