. Bir aşk hikayesi diye çıktım yola, aslında gördüğüm türlü insanların hayat hikayesiydi. Okurken "Ne zaman birleşecek Zehra'yla Setterhan'ın ırmakları?" diye düşünmedim bile, ben de onların yatağında aktım sadece. Bakü-Tiflis-Tebriz'de aktı durdu Setterhan'ın ırmağı. Halı ticaretiyle uğraşan Mirza Han'ın oğluydu Setterhan. İşlerin altından da çok güzel kalkıyordu. Lakin bir gün sevda ırmağında boğuldu da kendini yollara koydu.
Zehra ise Trabzon'un sert esen bir rüzgarıyla taştı yatağından da İstanbul'a uzandı yolu. Ama bu yolda ne acılar yaşadı, neler gördü gözleri.
Benzer yağmurlardan beslendi bu iki ırmak. Düşündüm bir süre sahi bu kadar savaş, bu kadar yitim, yokluk, üzüntü, bir miktar sevinç onlar bir yatakta aksınlar diye mi yaşandı gerçekten? Biz bilemeyiz yazgıyı ancak Allah bilir. Her şer bir hayır getirir; kötü günler iyi günlere, kış bahara gebedir. Hayatı büyük açıdan göremeyeceğimize göre bir şey bizim için şer mi hayır mı bilemeyiz.
Belki bir gün biz de bir zaman yolcusu olur da giriveririz ansızın bir fotoğraf karesinden içeri, geçmişimize uzanarak...