Enes Genç

Enes Genç
“İnsan olan onuruyla yaşar.”
AMASYA
Battalgazi/Malatya
616 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Zenginlik mal çokluğu ile değildir. Asıl zenginlik gönül zenginliğidir." Zenginliği hâlâ dünyevi / basit / gelip-geçici anlayan ve anlamak isteyenlere karşı peygamberimiz (s.a.v.) son noktayı koyar: "Ademoğlunun iki vâdî dolusu altını olsa üçüncüsünün olmasını ister. İnsanın ağzını [gözünü] ancak toprak doyurur!" "Ademoğlu malım, malım der durur. Be hey Ademoğlu! Senin yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin ve sadaka vererek ahirete gönderdiğinden başka bir malın mı var ki?"36 Malınız ne kadar çok olursa olsun, gönlünüz zengin değilse siz daima fakirsiniz. Malınız ne kadar az olursa olsun, gönlünüz zengin / gözünüz tok ise siz daima zenginsiniz. Gönlü zengin gözü toklara ne mutlu! Elde edemeyeceği zenginliğin hayalini kurup elde edebileceği zenginlikten mahrum kalanlara ne yazık!
Sayfa 47 - beka·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rabbim kendisine karşı hüsn-ü zan besleyen, kendisini hem tenhada hem kalabalıklar içinde zikreden, kendisine yaklaşmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan kullarından eylesin.
Sayfa 19 - beka·Kitabı okudu

Enes Genç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
5 günde okudu
·
2025 23. kitabı
Soner Duman
8.9/10 · 339 okunma
Rabbim, nice yüzlerin ağarıp nice yüzlerin kararacağı o dehşetli günde bizleri yüzleri ak olanlardan eylesin.
Sayfa 275 - beka·Kitabı okudu
İDEAL AİLE FERTLERİ
Aile, insanın üretildiği fabrikadır. Fabrika bozuk ise oradan üretilen mamüllerin beklentiyi karşılaması mümkün değildir. İslam'ın doğru anlaşılıp yaşanmasında ailenin çok büyük önemi vardır. Kur'an'da Yüce Allah'ın, peygamberler ve onların yakınları üzerinden âileye ve fertlerin aile içindeki davranışlarına ilişkin rol-modeller ortaya koyduğu görülür. Elbette farklı bakış açılarına göre farklı sonuçlar çıkarmak da mümkün. "Her bir âile ferdi nasıl olsun?" sorusuna benim bulduğum cevaplar şunlar: BABA Lokman gibi olsun, her daim "yavrucuğum!" diye en hikmetli öğütleri versin, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı öğretsin. Hz. Nuh gibi olsun, evladı inkârdan kurtulsun diye çırpınıp dursun. Hz. İbrahim gibi olsun, Hakk'ın rızasını, yavrusu da olsa hiçbir şeye değişmeyeceğini ispat etsin. Emr-i ilâhî söz konusu olduğunda evlâdını feda edebilsin. Hz. İsmail gibi olsun, kendisi ibadetinde daim olduğu gibi çocuklarına da namaz ve zekâtı emretsin. Hz. Yakup gibi olsun, evladından asla ümidini kesmesin, evlat acısı dağlasa da yüreğini içini yalnızca Allah'a döküp, hüznünü ona ayân etsin. Son nefesinde bile olsa, çocuklarına "benden sonra yoldan sapmayın!" diye öğüt versin. Çocuklarının başına kötülük gelmesin diye onlara yol yordam öğretirken, Hakk'ın takdirinden kurtuluşun mümkün olmadığını da bilsin. Hz. İbrahim'in babası gibi olmasın. Evladı kendisine hakkı söyleyince "defol git başımdan!" demesin. ANNE Hz. Musa'nın anası gibi olsun, kalbi yavrusuyla dolsun, yavrusunu Hakk'ın emrine teslim etmekte tereddüt etmesin, O'na tevekkül etsin. Gözü yavrusuyla aydın olsun. Allah'a bağlılıkta İmran'ın karısı (Hanne) gibi olsun, yavrusunu Hakk'a adasın. Allah yoluna adanmanın erkeğe has olmadığını, Meryem'iyle dünyaya kanıtlasın, tüm ezberleri bozsun. Hz. İsa'nın anası gibi
Sayfa 231 - beka·Kitabı okudu