Enes Genç

Enes Genç
“İnsan olan onuruyla yaşar.”
AMASYA
Battalgazi/Malatya
616 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Enes Genç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·662 syf.··
29 günde okudu
·
2025 22. kitabı
Jared Diamond
8.5/10 · 9,5bin okunma
Reklam
Yanıtın kısmen toplumsal kurumlar arasındaki fark ile ilgili olduğu açıktır. Bu görüşün en bariz kanıtını, aslında aynı çevreyi bölüşmüş ama farklı kurumları, bu kurumlarla ilişkili olarak da farklı GSMH'leri olan ülkelerde görüyoruz. Bunun en çarpıcı örnekleri Güney Kore ile Kuzey Kore, eski Batı Almanya ile eski Doğu Almanya, Dominik Cumhuriyeti ile Haiti. Israil ile Arap komşuları arasındaki karşılaştırmadır. Adı geçen ülke çiftlerinden birincilerin zenginliğini açıklamak için sık sık başvurulan pek çok "iyi kurum" arasında yasa egemenliği, sözleşmelere uyma zorunluluğu, özel mülkiyet haklarının korunması, yolsuzlukların önlenmesi, suikastlara pek sık rastlanmaması, ticarete, sermaye akışına açıklık, yatırımın özendirilmesi gibi şeyler var. Hiç kuşku yok, ulusların zenginlik farklarını yaratan nedenlerden biri gerçekten de iyi kurumlardır. İyi kurumların ezici şekilde en önemli açıklama olduğuna inanan pek çok ekonomist vardır, belki de çoğunluğu bu inançta. Pek çok hükümet, ajans, vakıf politikalarını, dış yardımlarını ve verdikleri borçları bu açıklamaya dayandırıyor, yoksul ülkelerde iyi kurumların geliştirilmesini birinci öncelikleri haline getiriyorlar. Ama bu iyi kurumlar görüşünün eksik yanlış değil, sadece eksik olduğu, yoksul ülkeler zenginleşecekse, başka nedenlerin de dikkate alınması gerektiği gittikçe daha iyi anlaşılıyor.
Sayfa 608 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Enerji açısından sanayi öncesi ekonomileri, iki sorunla karşı karşıyaydılar: enerjinin miktarı ve yoğunluğu. Sanayi öncesi herhangi bir ekonominin kullanabileceği mekanik enerji miktarı, akan sularla, beslenebilecek hayvan ya da insanlarla, yakalanabilecek rüzgârla sınırlıydı. Belirli bir coğrafyada bu miktar kesinlikle sınırlı kalmaya mahkûmdu.... Fosil yakıtlarındaki enerjiyi yararlı üretime çevirmenin bir yolunu bulan ilk ekonominin ya da askeri/siyasal gücün kazanacağı üstünlük ne kadar vurgulansa azdır.... Britanya ekonomisini değiştiren şey, buhar gücünün iplik eğirmeye, su ve kara taşımacılığına, tuğla yapımına, harman dövmeye, demir yapımına, toprak kazmaya, inşaata, her türlü üretim süreçlerine uygulanmasıydı.... Bu nedenle motor biliminin çarpıcı gelişimi, Avrupa uygarlığının kaçınılmaz bir gelişiminden çok, son derecede rastlantısal da olsa, 17. ve 18. yüzyıl Britanya'sında belli koşulların ortaya çıkmış olmasının yine rastlantısal bir sonucu olabilir." Bu mantık doğruysa, derin coğrafi ve çevrebilimsel açıklamalar aramanın bir yararı olmayacaktır.
Sayfa 600 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
1800'lerin başlarında Avrupalı tacirler, misyonerler, balina avcıları, o tarihten 600 yıl önce Maoriler olarak bilinen Polinezyalı çiftçiler ve balıkçılar tarafından istila edilen Yeni Zelanda'yı ziyaret etmeye başlamışlardı. İlk Avrupalı ziyaretçiler Yeni Zelanda'nın kuzey ucunda yoğunlaşmışlardı. Avrupalılarla en erken tanışan bu kuzey Maori kabileleri, bütün öteki kabilelerden önce tüfek sahibi oldular ve tüfeği olmayan bütün öteki kabilelere karşı büyük bir askeri üstünlük elde ettiler. Geleneksel düşmanları olan komşu kabilelerle hesaplaşmak için bu üstünlükten yararlandılar. Ama tüfekleri aynı zamanda yeni tür bir savaş için de kullandılar: Yüzlerce kilometre ötedeki Maori kabilelerine karşı uzak mesafe akınları düzenlediler, amaçları tutsak almak, böylece saygınlık kazanmak ve rakiplerini geride bırakmaktı. Uzak mesafe akınlarını olanaklı kılmakta Avrupa'nın tüfekleri kadar, Avrupa aracılığıyla tanıştıkları (Güney Amerika kökenli) patatesin de rolü vardı, tatlı patatese dayanan geleneksel Maori tarımıyla, dönüm başına ya da çifçi başına elde edilen ürüne göre bu patates binlerce ton daha fazla ürün veriyordu. Daha önce Maorileri uzun mesafe akınları yapmaktan alıkoyan en büyük engel beslenme engeliydi; evlerinden uzak savaşçıları uzun süre doyurabilme zorluğu ile savaşa gidecek olan savaşçıların evde kalıp tatlı patates yetiştirmesini bekleyen ev nüfusu-nu, kadınlarla çocukları doyurmaktı. Patates bu sorunu çözdü. Dolayısıyla bu Tüfek Savaşları'na daha az kahramanca bir ad verebilir, Patates Savaşları diyebiliriz. Hangi adı verirsek verelim, bu Tüfek/Patates Savaşları çok cana mal oldu, başlangıçtaki Maori nüfusunun dörtte biri öldü. Çok tüfeği ve patatesi olan bir kabile, hiç olmayan birine saldırdığı zaman ölü sayısı en yüksek noktasına ulaşıyordu. Tüfek ve
Sayfa 596 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Benim vardığım temel sonuca göre, toplumlar farklı anakaralarda farklı şekilde gelişmiştir, bu insan biyolojisindeki farklar. dan değil, anakaraların çevre koşullarındaki farklardan kaynaklanır. İleri teknoloji, merkezi siyasal örgütlenme ve karmaşık toplumların başka özellikleri, ancak yiyecek fazlasını biriktirme kabiliyetine sahip, yerleşik nüfuslu toplumlarda ortaya çıkabilirdi -yiyeceklerini sağlamaları, MÖ yaklaşık 8500 yıllarında ortaya çıkan tarıma bağlı olan toplumlarda. Ama tarımın ortaya çıkması için gerekli evcilleştirilebilir bitki ve hayvan türleri, bütün anakaralara pek de eşit biçimde dağılmış değildi. Evcilleştirilebilir en değerli yaban türler yerkürenin yalnızca dokuz noktasında toplanmıştı, böylece bu bölgeler ilk tarımın anayurdu oldular. Bu bölgelerin asıl halkı böylece tüfekleri, mikropları ve çeliği geliştirme konusundaki yarışa önde başladı. Bu bölgelerde yaşayanların hayvan varlıkları, tarım ürünleri, teknolojileri, yazı sistemleri, bunlara ek olarak dilleri ve genleri, eski ve yeni dünyaya egemen oldu.
Sayfa 594 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Reklam