Belli başlı yiyecek türlerinden birini sert kabuklu yemişler oluşturuyordu, özellikle kestane, ceviz, bunlara ek olarak atkestanesi, acı zehiri çıkarılmış meşe palamutu. Bu yemişler güzün bol miktarlarda toplanıp kış için toprak altında, 180 santimetre derinliğinde, 180 santimetre genişliğindeki çukurlarda saklanabiliyordu. Öteki bitkisel yiyecekler arasında küçük ve büyük meyveler, tohumlar, yapraklar, filizler, soğanlar, kökler vardı. Comon çöplerini dikkatle inceleyen arkeologlar toplam 64 çeşit yenebilir bitki saptadılar.
Şimdi olduğu gibi o zaman da Japonya'da yaşayanlar deniz ürünü tüketiminde başı çekiyordu. Ton balıkları açık okyanuslarda zıpkınla avlanır, yunus balıkları sığlık sulara sürülür, orada tıpkı bugün Japonya'da yapıldığı gibi sopayla dövülür ya da mızrakla vurulurdu; ayıbalıkları kumsalda öldürülürdü; mevsimlik somon balığı sürüleri ırmaklarda tüketilir; pek çok balık türü ağla, çit dalyanlarıyla, geyik boynuzlarından yontularak yapılmış olta iğneleriyle yakalanır; kabuklu deniz hayvanları, yengeçler, deniz yosunları gelgitlerarası kuşaktan toplanır ya da dalgıçlar dalıp bunları sudan çıkarırlardı. Comon insanlarının iskeletlerinde, bugün patalogların kulak egzostosisi dedikleri, günümüz dalgıçlarında sıklıkla görülen, kulakta anormal kemik büyümesi olayı yüksek oranda gözleniyor.