Enes Genç

Enes Genç
“İnsan olan onuruyla yaşar.”
AMASYA
Battalgazi/Malatya
616 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Fayular dört klana ayrılmış 400 avcı ile yiyecek toplayıcısından oluşuyor, üçbeş yüz kilometre karelik bir yerde dolaşıp duruyorlar. Kendi anlattıklarına göre eskiden 2000 kişi kadarlarmış ama Fayuların Fayuları öldürmesi sonucu nüfusları çok azalmış. Ciddi anlaşmazlıkları barışçıl yollardan çözebilmelerini sağlayacak toplumsal ve siyasal düzeneklerden yoksundular, biz de zaten onlardan başka türlüsünü beklemiyoruz. En sonunda, Doug'un ziyaretinin bir sonucu olarak Fayuların bir bölümü yürekli bir çifti, misyoner bir karıkocayı kendileriyle birlikte yaşamaya davet etti. O çift on iki yıldır orada yasiyor, Fayuları yavaş yavaş şiddetten vazgeçirmeyi başarmışlar. Böylece Fayular kendilerini belirsiz bir geleceğin beklediği çağdaş dünyanın bir parçası oluyorlar. Daha önce dışarıyla ilişkileri olmayan Yeni Gine ve Amazon yerli topluluklarının pek çoğu, aynı şekilde, çağdaş toplumla bütünleşmelerini misyonerlere borçlular. Misyonerlerden sonra öğretmenler, doktorlar, bürokratlar, askerler geldi. Devlet yōnetiminin ve dinin yayılması, ister (sonunda Fayularda olduğu gibi) barışçıl yollardan, ister zorla olsun, kayıtlı tarih boyunca kol kola yürüdü. Zorla olduğunda, genellikle devlet yönetimleri fetihleri yapar, din de bunun haklı gerekçelerini sağlar. Göçebeler ve kabile halkları bazen örgütlü devletleri ve dinleri yenilgiye uğratır ama geçen son 13.000 yıl içinde genellikle kaybedenler göçebeler ile kabile halklarıdır. Son Buzul Çağı'nın sonlarında dünya nüfusunun çoğu bugünkü Fayularınkine benzer toplumlarda yaşıyordu, o zamanlar daha karmaşık bir toplumda yaşayan insanlar yoktu. MS 1500 gibi yakın bir geçmişte, dünyadaki toprakların, işleri bürokratların yürüttüğü, yasalarla yönetilen devletler halinde, sınırlarla bölünmüş kısmı % 20'yi bulmuyordu. Bugün Antarktika
Sayfa 358 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Seramiğin belgelenmiş ilk örnekleri bugünkü Çekoslavakya'nın bulunduğu bölgede 27.000 yıl önce ateşte pişirilmiş küçük kil heykelciklerdir, bunlar bilinen en eski (Japonya'da 14.000 yıl önce) ateşte pişirilmiş kil kaplardan da eskidir. Çekoslavakya'nın aynı bölgesinde, aynı döneme ait olarak ilk örmecilik örnekleri de bulunmuştur, oysa bilinen belgelenmiş en eski sepet 13.000 yıl öncesine, bilinen en eski kumaş dokuması yaklaşık 9000 yıl öncesine aittir. Bu çok eskiye ait ilk adımlara karşın ne çömlekçilik ne de dokumacılık, insanlar yerleşik hale gelene ve çömlekleri, dokuma tezgâhlarını taşıma sorunundan kurtulana kadar kanatlanmadı.
Sayfa 336 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Çok bilinen bir örnek de Japonların tüfekleri terk etmesidir. Japonlar MS 1543 yılında iki Portekizli serüvenci arkebüslerle (ilkel tüfeklerle) silahlanmış olarak bir Çin yük gemistyle Japonya'ya geldiği zaman, ateşli silahlarla tanıştılar. Bu yeni silahtan öylesine etkilendiler ki hemen yerli tüfek üretimine başladılar, tüfek teknolojisini önemli ölçüde geliştirdiler, MS 1600 yılına gelindiğinde dünyada onlarınki kadar çok ve iyi tüfeklere sahip olan başka bir ülke yoktu. Ama Japonya'da aynı zamanda tüfeklerin kabul görmesini engelleyen etmenler de vardı. Ülkede samurai denen bir savaşçı sınıfı bulunuyordu, onlar için kılıç hem bir sınıf simgesiydi hem de sanat yapıtı (ve alt sınıflara boyun eğdirme aracı). Japon savaşları daha önceleri kılıçlı samurailer arasında teke tek çarpışmalar gerektiriyordu, samurailer er meydanına çıkar, törensel konuşmalar yapar, daha sonra zarafetle dövüşmekten gurur duyarlardı. Bu tür davranışlar hiç zarafeti falan düşünmeden tüfeklerin tetiğini çeken köylülerin önünde öldürücü olmaya başladı. Ayrıca tüfekler yabancıların icadıydı, 1600'den sonra Japonya'da yabancı olan her şey gibi hor görülmeye başlandı. Samurailerin denetimindeki yönetim tüfek üretimini birkaç kentle sınırlayarak işe başladı, sonra tüfek üretebilmek için hükümet-ten izin alma koşulunu getirdi, daha sonra yalnızca hükümet için tüfek üretecek olanlara üretim izni verdi, en sonunda da hükümetin tüfek siparişlerini azalttı, böylece Japonya neredeyse yeniden işler halde tüfeğin görülmediği bir ülke haline geldi.
Sayfa 331 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Bu kitap, belki de şimdiye kadar okuduğunuz basılı başka pek çok kitap gibi, QWERTY klavyeyle yazıldı, yani en üst sırada, en soldan itibaren altı harfin adıyla anılan klavyeyle. Şimdi belki inanmayacaksınız ama bu klavye 1873'te bir karşı mühendislik tasarımıydı: Daktilo kullananları olabildiğince ağır yazmaya zorlamak için olmadık hilelere başvurulmuş, en çok kullanılan harfler klavyenin her sırasına dağıtılmış, (sağ elini kullanan insanları zayıf ellerini kullanmak zorunda bırakacak şekilde) harfler solda toplanmıştı. Göründüğü kadarıyla verimliliğe aykırı olan bütün bu özelliklerin gerisinde yatan neden, 1873'te daktilo kullanıcılarının yan yana iki tuşa art arda hızla bastığında harflerin birbirine karışmasıydı, bu yüzden üreticiler daktilo yazanları yavaşlatmak zorundaydı. Daktilolardaki gelişmeler bu karışma sorununu ortadan kaldırınca 1932'de daha verimli olacak şekilde düzenlenmiş klavyelerle yapılan dene-meler yazı yazma hızımızın iki katına çıkacağını ve harcanacak çabanın % 95 azalacağını gösterdi. Ama artık QWERTY klavyeler siperlere yerleşmişti. QWERTY klavyeyle yazan yüz binlerce daktilocunun, daktilo öğretmeninin, daktilo ve bilgisayar satıcısının, üreticisinin kazanılmış hakları, 60 yılı aşkın bir süredir klavyeleri etkili hale getirme yönündeki bütün girişimlerle çatışıyor.
Sayfa 319 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu
Çağdaş sanayi toplumlarında tekerlek çok yararlıyken, bazı başka toplumlarda bu hiç de böyle değildi. Eski Meksika yerlileri dingilleri olan tekerlekli araçları icat etmişlerdi, ama oyuncak olarak kullanmak üzere, ulaşım aracı olarak değil. Bu bize inanılmaz geliyor ama unutmayalım ki o tekerlekli araçları çekecek evcil hayvanları yoktu, bu yüzden de taşıma işinde bu araçlar insanlara karşı bir üstünlüğe sahip değillerdi.
Sayfa 318 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okudu