Fayular dört klana ayrılmış 400 avcı ile yiyecek toplayıcısından oluşuyor, üçbeş yüz kilometre karelik bir yerde dolaşıp duruyorlar. Kendi anlattıklarına göre eskiden 2000 kişi kadarlarmış ama Fayuların Fayuları öldürmesi sonucu nüfusları çok azalmış. Ciddi anlaşmazlıkları barışçıl yollardan çözebilmelerini sağlayacak toplumsal ve siyasal düzeneklerden yoksundular, biz de zaten onlardan başka türlüsünü beklemiyoruz. En sonunda, Doug'un ziyaretinin bir sonucu olarak Fayuların bir bölümü yürekli bir çifti, misyoner bir karıkocayı kendileriyle birlikte yaşamaya davet etti. O çift on iki yıldır orada yasiyor, Fayuları yavaş yavaş şiddetten vazgeçirmeyi başarmışlar. Böylece Fayular kendilerini belirsiz bir geleceğin beklediği çağdaş dünyanın bir parçası oluyorlar.
Daha önce dışarıyla ilişkileri olmayan Yeni Gine ve Amazon yerli topluluklarının pek çoğu, aynı şekilde, çağdaş toplumla bütünleşmelerini misyonerlere borçlular. Misyonerlerden sonra öğretmenler, doktorlar, bürokratlar, askerler geldi. Devlet yōnetiminin ve dinin yayılması, ister (sonunda Fayularda olduğu gibi) barışçıl yollardan, ister zorla olsun, kayıtlı tarih boyunca kol kola yürüdü. Zorla olduğunda, genellikle devlet yönetimleri fetihleri yapar, din de bunun haklı gerekçelerini sağlar. Göçebeler ve kabile halkları bazen örgütlü devletleri ve dinleri yenilgiye uğratır ama geçen son 13.000 yıl içinde genellikle kaybedenler göçebeler ile kabile halklarıdır.
Son Buzul Çağı'nın sonlarında dünya nüfusunun çoğu bugünkü Fayularınkine benzer toplumlarda yaşıyordu, o zamanlar daha karmaşık bir toplumda yaşayan insanlar yoktu. MS 1500 gibi yakın bir geçmişte, dünyadaki toprakların, işleri bürokratların yürüttüğü, yasalarla yönetilen devletler halinde, sınırlarla bölünmüş kısmı % 20'yi bulmuyordu. Bugün Antarktika