Kendisinin işçi yani ezilen sınıf olduğunu farkedemeyen bir toplumdayız maalesef, değil bu kitabı okumak. Sözde eğitimli beyaz yakanın bunu farkedemeyişi hem üzücü hem de yıpratıcı. Kitabın ancak 75 yıl sonra Türkçe’ye çevirilmesi ise ayrı üzücü ve düşünce özgürlüğünün o zaman da şimdi de ne denli geri olduğunu gösteriyor. Çevirmenlerinin öldürülmesi ise her zamanki sağ cenahın caniliği ve sözde sıkıştıkları anda da dine Allah’a saklanmaları. Tanrının verdiği canı bu kadar rahat alan kişi müslüman değildir. Bir çevirmen sadece kitap çevirdiği için öldürülüyor, böyle kaç tane cinayet var Türkiye tarihinde. Kötülerin hangi safta olduğunu anlamaya yetecek ölçüde.