Bu kitaba inceleme yapmasam içimde kalırdı. Çünkü başlarda çok sıkılarak okudum ön yargıyla yaklaştım sonunun da aynı olacağını düşündüm ama görüyorum ki çok yanılmışım.
Bu kitap bana, insanın anlattığı, dışarı yansıttığı ile içinde yaşadıklarının asla aynı olmamasıdır. Zeze de buna en büyük örnek.
Zeze, çok arsız ve yaramaz bir çocuk. Her ne kadar kadar yediği dayakları umursamıyor gibi gözüksede içten içe bunu yapanlara karşı kırgınlığı ve öfkesi bulunuyor. Ve bunu da ancak Portuga’yla arkadaş olunca farkediyor. Çünkü Portuga ailesi olmamasına rağmen onu sarıp sarmalar. Yaralarını iyileştirmeye çalışır. Yani bir insanın kalbine iyi gelip sana merhem olması için aile olmasına gerek yok. Bir bakarsın bir yabancı gelir tüm yaralarını sarar ve gider. İşte portuga da tam olarak o kişi. Sonunda çok ağladım çok üzüldüm. Okuması bir gün ama acısı bir ömür.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,3bin okunma
Bu sevmek midir be adaşım, bir kadını öpmek, onu istemek sevmek midir?..
Çırılçıplak soyunarak şehrin sokaklarında koşabiliyor musun?..
Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adelelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu?
Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin?
Aşk sana bunları yaptırabilir mi? İşte o zaman sana seviyorsun derim...