Ayşe Gökçe Güzeler

Birinci Kısım / 1
..., bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...
Sayfa 11 - YKY, 75. baskı: İstanbul, Nisan 2017·Kitabı okuyor
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
..."Mâlumdur ki, çok söyleyen dağınık söyler."...
Sayfa 23·Kitabı okuyor
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Sayfa 32 - Yapı Kredi Yayınları - 51. baskı·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi bir ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz.
Sayfa 15 - Yapı Kredi Yayınları - 51. baskı·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
Sayfa 11 - Yapı Kredi Yayınları - 51. baskı·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı