Tünel
İşlenen cinayetten daha çok, Juan Pablo’nun içinde bulunduğu paranoyak zihin durumu kapladı ruhumu. Olayları varsayımlarına göre sonuçlandırması, okurken sürekli durmama ve birçok anımın tam da karşımda odanın içinde belirivermesine neden oldu. Aslında bildiklerimiz tamamen varsaydıklarımız değil mi? Çoğu olayda burnumuzun doğrultusunda sadece yargılarımızla ilerlemiyor muyuz? Juan Pablo’nun zihninin bazen coşması sonra durulması… Durulunca yazdıklarından veya yaptıklarından pişman olması… Çok hayattandı. Bence tanışın bu ruh ve acı betimlemesi uzmanı olan yazarla en kısa zamanda.
Biri, Hiçbiri, Binlercesi
Aynaya baktığınızda gördüğünüz kişi gerçekten siz misiniz, yoksa bugüne kadar tanıdığınız kişiler tarafından size yüklenmiş binlerce karakterin bir toplamı mı?
1934 yılında Nobel Edebiyat ödülü kazanan varoluşçu yazar Luigi Pirandello’nun Biri, Hiçbiri, Binlercesi adlı kitabı bugüne kadar okuduğum en ilginç eserlerden biriydi:
Moscarda bir gün aynaya bakıp acıyan burnuna bastırırken, karısı ona ‘’Burnun sağa doğru yamuk, ona mı bakıyorsun?” der.
Moscarda bir kez daha burnuna bakar aynada ve gerçekten de bu yaşına kadar o yamukluğu fark etmemesine şaşarak başlar kendini analiz etmeye. O dakikadan itibaren etrafındaki herkesin delilik belirtileri olarak tanımladığı bir kendini bulma ve üzerine yüklenen binlerce tamamlanmamış kişilikten sıyrılma yolculuğuna çıkar. Bununla birlikte birçok soruya cevap arar:
Bir arkadaşımıza darıldığımızda aslında ona mı yoksa bizim onu tanımladığımız kişiye mi küsüyoruz? Onun kendi olmasına izin vermiyor muyuz?
Birini tebrik ettiğimizde, içimizdeki o çok özendiğimiz gurura mı sarılıyoruz yoksa gerçekten karşımızdakine mi?
Kendimizin kim olduğunu biliyor muyuz? Başkalarının bizi tanımladığı şekle layık olmak için rolden role mi bürünüyoruz?
Geçen gün harika manzarası olan bir tepede durdum. Yalnızdım. Dedim ki; ‘’Ah, keşke arkadaşlarım da burada olup bunu görseydi!”
Bu kitabı okuduktan sonra o anım aklıma geldi, neden başkalarının da o anı görmesine ihtiyacım vardı? Baktığım şeye karşı sadece kendi hissettiklerim yetmiyor muydu ve birçok insanın bu manzara için yaptıkları yorum mu benim varoluşumu sağlayacaktı?
Zeplin Kitap, Sayfa 83:
“Bilmeden ve daima tek kişi olduğunuzu sanarak kim bilir daha kaç kişisiniz?”
Sayfa 104:
“Her birimiz diğerlerine kendi içimizdeki dünyayı