Yere düşmeyi istedi. Bu düşmeden dolayı başına kötü şeyler geleceğini biliyordu. Tercihini yapmıştı. Hata değildi bu düşüş. Bir seçimdi.
Bilinç bıraksa kendini, beden istemsiz refleks ile tutma hamlesi yapardı. Düşmenin bedelini en çok beden ödeyecekti. İşte O an, algısı açık bir şekilde, kendisiyle bütündü. Bu bütünlükle oluşturduğu muhakeme sonucunda yaptığı seçim tam olarak nedendi? Dikkatini tutunacağı yere vermişti, Nereye düşüceği belleğinde yoktu. Umursamıyordu bile.
Neden tutunmak yerine düşelim? sorusuna verdiği cevap şuydu;
-Daha önce tutunamadığım, başaramadığım bir yolda tutunmaya çalışarak zaman kaybetmek yerine, Ölüp tekrar dirilme fikri hayallerime daha yakındır.
Bu mesafeyi çok iyi biliyordu. Tahminen değil, Ölçerek yapmıştı seçimini.