“Bilmiyorsun çoğu kez neyin önemli olduğunu. İhtiyacının ne olduğunu. Kırılmamak için aldığın önlemlerin izlerini bir cinayeti örtbas edercesine yok ediyorsun elbiselerini, tokalarını, çantalarını kendileriyle beraber alevlere atıp bir daha yolunu bulamayacak diye sırtını dönüp gittiğin yer var ya işte orası oluyor kırıkların faraşa toplanıp belediye çöplüğünden farksız karmaşanın ortasına atıldığı adres. Kaç kırık, kaç özlem, kaç neşe, kaç pişmanlık var orada sayabilir misin? Kaçını birleştirebilirsin? Kaçının sonunda yapbozun karşına geçip bir anlam çıkarabilirsin? Çıkardığın anlamla ne bok yiyebilirsin? O sana izin vermiyorsa… içten içe sana erise de eriyişiyle katılaşması arasında bir göz açıp kapatma saniyesi varsa günde ortalama bin beş yüz kez göz kırptığımızı düşünürsen kaçının sana akmasını sağlayabilirsin? Tüm bu zelzeleye rağmen seni sevebiliyorsa ondaki karmaşanın içinden ışıltıyı seçtiğini, görebildiğini söyleyemez misin gerçekten?
Zor değil sevmek, zor olan sevilmek hele inanmamışsan bir kez dahi buna, sevilsen bile anlayamıyorsun, inanamıyorsun değil bak anlayamıyorsun…
Bana anlat, her şeyiyle her şeyinle.”
~ ben’den ~ 31.07.2022 ~ 05:10 ~
“Bir çocuk fikrine hep soğuktum gerçi buna gelene kadar ben birçok fikre soğuktum isteme, kına, dünyanın en gereksiz eziyeti düğün… neyse işte kasıla kasıla yapılan paylaşımların kaçının nedeni gösterişsiz safi mutluluktur gördükçe durup bir düşündüm hep. Birisini de görsem etrafımda gündelik bir halde gidip hazırım seninle boktan hayatı daha boktan hale getirmeye diyerek imzasını atıp tüm geleneklere bir orta parmak sallayarak giren birbirlerinin ruhuna… kesin dişimi kırarım imrenmekten.. her neyse koca bir hafta bir çocukla demek istiyordum henüz bir güncük aktivite üretebildim ve şu an uzanırken kendimi harpten çıkmış gibi hissediyorum yeni nesil mi çok enerjik ben mi yaşlandım? Habire fikirler uçuşuyor havada durmuyor asla zihinleri işin tuhaf yanı buna iyi bakmamız gerekir eksi tarafını görmezsek eksisi şu; sıkılıyorlar!.. hem de öyle belli bir süre doyum süreci yok on bilemedin on beş dakika. On beş dakikalık ilgiler.. Kalbim dayanmıyor gerçekten. Uzun soluklu felaketler yaşasın dünya diye yeni neferler mi üretiyoruz? Yoksa eskinin anlayamayacağı türden bir zekâ mı fışkıracak bu çalışmalardan emin olamıyorum. Şu var; zor iş, hele artık göze almak için bile geç. Çünkü ben sevdiğim bir çocukla geçirdiğim bir günden böylesi bir ders aldım. Kaldı altı gün. Hadi Aysu o kadar zor olamaz demeyin. Zor. (: “
~ 26.07.2022 ~ 01:547 ~