Madem ki yükseklere kanat çırpacaksın ve madem ki kanatların en iyi malzemeden dokunmuş, üstüne en güzel renkler serpilmiş,sakın ateşe fazla yaklaştırıp kavurayım deme onları.
Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir,o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.
Toplum içinde bulunduğum zamanlardaysa ruhsal anlamda ne kadar hissiz ve umursamaz olduğumu gizlemek adına belirgin bir biçimde gösteriş yaparcasına anlık abartılı tepkiler vererek yapmacık bir heyecanla hayranlığımı belli ediyordum. Dışarıdan bakılınca eski huzurlu ve sorunsuz hayatıma devam ediyordum,hiçbir değişiklik yoktu;haftalar,aylar usulca akıp gidiyor ve ağır ağır yılların karanlığında kayboluyorlardı.Bir sabah aynada şakaklarımdaki ilk ak saçları fark ettiğimde gençliğimin yavas yavaş benden ayrılıp başka diyarlara gitmeye heves ettiğini anladım.Ama aslında diğer insanların gençlik olarak niteledikleri şeyi çoktan kaybetmiştim zaten
Bu yüzden veda etmek o kadar da acı vermedi,zira kendi gençliğimi dahi yeterince sevmiyordum.Kendime karşı da duygusal olarak bu denli soğuktum.