Burcu Çetinkaya

Burcu Çetinkaya
@Goldmund

Burcu Çetinkaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·528 syf.·
29 günde okudu
·
2020 4. kitabı
Svetlana Aleksiyeviç
8.7/10 · 533 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Burcu Çetinkaya

, bir kitap okudu
9/10
·406 syf.·
Beğendi
·
18 günde okudu
·
2020 3. kitabı
Yuval Noah Harari
8.7/10 · 42,6bin okunma
“Neyi biyolojinin belirlediğini, neyin biyolojik mitler kullanılarak haklı çıkarılmaya çalışıldığını nasıl bilebiliriz? Bunu anlamak için önemli kurallardan biri , “Biyoloji izin verir, kültür engeller” kuralıdır. Biyoloji çok geniş bir yelpazedeki olasılıklara hoşgörüyle yaklaşır. İnsanları bazı olasılıkları fark etmeye zorlayıp diğerlerini yasaklayan kültürdür... ...Kültür genellikle sadece doğal olmayan şeyleri yasakladığını ileri sürer ama biyolojik bir perspektiften bakınca her şey doğaldır. Gerçekten doğal olmayan, doğa yasalarına aykırı bir tavır zaten ayakta kalamaz, bu yüzden de yasaklanmasına gerek yoktur. Hiçbir kültür, insanların fotosentez yapmasını, kadınların ışık hızından daha hızlı koşmasını veya negatif yüklü elektronların birbirine doğru çekilmesini yasaklamaya kalkmamıştır. Gerçekte “doğal” ve “doğal olmayan” kavramları, biyolojiden değil, Hıristiyan ilahiyatından alınmadır. “Doğal”ın ilahiyattaki anlamı, “doğayı yaratan Tanrı’nın niyetiyle uyumlu”dur. Hıristiyan ilahiyatçılar Tanrı’nın insan vücudunu, her parçanın ve organın belli bir amaca hizmet etmesini düşünerek yarattığını ileri sürerler. Eğer vücudumuzun uzuvlarını ve organlarını Tanrı’nın öngördüğü şekilde kullanırsak bu doğal bir faaliyettir, bunları farklı kullanmaksa doğal değildir. Oysa ki, evrimin amacı yoktur. Organlar belli bir amaçla evrilmediği gibi, kullanılma biçimleri de sürekli gelişim halindedir. insan vücudunda, sadece milyonlarca yıl önce ortaya çıktığı zamanki işlevini yerine getiren tek bir organ bile yoktur. Organlar belli bir fonksiyonu yerine getirmek üzere evrilir, ancak bir kere oluşunca başka kullanımlara da uyum sağlar.”
Sayfa 153·Kitabı okudu
Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi Devrimi’nden çok önce Homo Sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde bulunduruyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olma gibi şaibeli bir özelliğimiz var. Belki de, eğer daha çok insan birinci ve ikinci dalgadan haberdar olsaydı, şu an gerçekleşen ve kendilerinin de parçası olduğu üçüncü dalgayla ilgili bu kadar soğukkanlı olmazlardı. Ne kadar çok türü ortadan kaldırmış olduğumuzu bilseydik, hala hayatta olanları korumak için daha istekli olurduk. Bu, özellikle de okyanusların büyük hayvanları için geçerli. Karada yaşayan muadillerinden farklı olarak deniz hayvanları bilişsel devrim ve tarım devriminden çok kötü etkilenmediler, ancak şu anda çoğu sanayi kirliliği ve insanların okyanus kaynaklarını aşırı kullanması sebebiyle tükenmenin eşiğinde. Eğer her şey şimdiki hızında seyrederse balinaların, köpekbalıklarının, ton balıklarının ve yunusların diprotodonlar, tembel hayvanlar ve mamutlar gibi yok olma ihtimali yüksek. Dünyanın tüm büyük yaratıkları arasında insan selinde tek hayatta kalabilenler, yine, Nuh’un Gemisi’nde köle olarak bulunan çiftlik hayvanları ve insan olacak.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Tarih