Kişiliğin asıl zenginliği, içsel kaynaklarla beslenen bir çoğalmanın bilincine varmaktır. Ruhumuz yeterince geniş değilse, nesnemizin büyüklüğüyle asla baş edemeyiz. Bu nedenle, insanın görevinin büyüklüğüne göre büyüdüğü sözü çok doğrudur. Ama büyüyebilme yetisi insanın içinde yoksa, en zor görev bile işe yaramaz, olsa olsa insan görevin altında ezilir.
On ya da yirmi yıldır edebiyatta neredeyse hiçbir şey olmuyor. Bir yayın seli var ama entelektüel bir durgunluk söz konusu. Bunun nedeni bir iletişim krizidir. Yeni iletişim araçları takdire şayan, ancak muazzam miktarda gürültüye neden oluyorlar.