Bütün gece yana yakıla aradığım şeyi nihayet bulmuştum: Biri beni umursuyor, beni aryordu, ilk kez dünyadaki biri için yaşıyordum. İste tam da bu en dışlanmış varlık, yıpratılmış zavallı bedenini karanlığın içinde bir mal gibi taşıyan bu kadın, alıcısına hiç bakmadan bana yanaşmıs, gözlerini açmış bana bakıyor, içimdeki insanı umursuyordu; bu durum büyülü bir bulanıklığın içinde hem bilinci açık olan hem de çözünüp eriyen, hem dirayetli hem de esrik kalabilen o garip sarhoşluğumu daha da artırmışti.