Aramıza kendi saflığın ile birlikte Avrupalının mutluluk vaadini, doğruluk hayalini soktun, aklımızı karıştırdın. Sana kızmıyorum, çünkü bütün iyi insanlar gibi, kötülüğünü farkına varmadan yapıyorsun.
Mutluydular, ama bizdeki gibi lüzumlu lüzumsuz ikide bir gülmüyorlardı. Çok ciddiydiler. Hayat sorumluluk gerektiren ciddi bir işti onlar için. Bizimki gibi körüne bir uğraş, bir acı imtihanı değil. Ama bu ciddiyet hayat dolu, olumlu bir şeydi.
Daha iyi bir geçmiş için ümidini yitirmek etkili bir öneridir ama sen buna yaratıcı bir boyut kazandırdın. Ümidini yitirmedin, bunun yerine kendine yeni bir geçmiş yazdın.