Hayatının bütün bu izleri sanki ona sarılmış şöyle diyordu: “ Hayır, bizi bırakıp gitmeyeceksin, başka birisi olmayacaksın, nasılsan öyle kalacaksın: Kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnutsuzluğunla , sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle.”