Bilmediğim bir şeyi anladım. Dünyanın sizin içinizi görmediğini, derinin ve kemiğin maskelediği umutlarınızı, hayallerinizi ve kederlerinizi zerre kadar umursamadığını. Gerçek işte bu kadar basit, bu kadar saçma ve bu kadar gaddardı.
Onu, son günlerinde çektiği ıstırabı, bu acının karşısındaki çaresizliğini düşünmek, yaptığım, yapmak istediğim her şeyi önemsizleştiriyor, uyumadan önce kendi kendinize verdiğiniz, uyandığınızda çoktan unutup gittiğiniz bütün o küçük sözler kadar asılsız, uyduruk görünmesine neden oluyor.