Okyanusya, Avrasya ve doğu asya yaşanan savaşlar sonucu üçe bölünmüş ülkelerdir. Ülkenin dört bir yanında posterleri olan, despot lider big brother'in yönettiği okyanusya, yasaklar ve korkularla sindirilmiştir. Her evde bulunması zorunlu olan tele ekran (bir çeşit televizyon) sayesinde parti propaganda yapıp, isyankarlara karşı nefret aşılmamaktadır. Bangır bangır eşitlikten bahseden yöneticiler ve halk arasında yaşam kalitesi uçurumlar kadardır ama yozlaştırılıp, uyutulan halk bunun farkında dahi değildir. Sistemin (Parti'nin) insandan önemli olduğu bir dönem yaşanmaktadır. "2+2=5" Komünist Parti'nin kullandığı bir slogandır ve o artı değeri yaratacak olan ise sosyalist işçilerin çalışma coşkusudur. Sorgulamak, düşünmek, aşık olmak, sistemin istemediği ve sisteme zarar verecek bu her türlü duygu düşünce yasaklanmıştır. Bu duygu ve düşüncelerin yasak olduğu Okyanusya da aksi bir durum olursa isyankarlar düşünce polisi tarafından yakalanıp, idam ya da işkenceyle cezalandırılmaktadırlar. Winston Smith de bu insanlardan sadece biri, neye inanıp neye inanmayacağı konusunda yaşadığı çekişmeyle, suçluluklarıyla, pişmanlıklarıyla ve her türlü duyguyla güçlü Parti'nin karşısındadır.