selin

selin
@Gracefoundhermiracle
Hissetmek için okuyorum. Varlığımın bir anlamı olsun istiyorum ve ancak hissettiğim zaman bunu gerçekleştirebildiğimi düşünüyorum.
OBLOMOV (OBLOMOVLUK)
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 01:00
(DİKKAT, SPOİLER İÇERİR!) “İçinde hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalanmış, fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş birçok imkânlar olduğunu acı acı seziyordu.” Öyle hissederek okudum ki, her an Oblomovlaydım, onu Ştoltz ile o çok istediği yurt dışı seyahatine çıkmaya ikna etmeye çalıştım, Olga ile ortak paylaştıkları yüce, eşsiz ve ender olan duyguyu, aşkı bitirmemesi için yalvardım, kendi kendisini yakmasın istedim. Oblomov öyle bir karakterdir ki, o bir düşüncedir, o bir davranıştır, o bir huydur artık. O her yerdedir, o herkestir. Her birimiz birer Oblomovuz, her birimiz Oblomovluklar yapıyoruz ve belki de bu yüzden onu okuduğumuz süre boyunca içine düştüğü tembellikten kurtulamadığı için üzüldük hep. Oblomovumuz öyle bir çocukluktan gelmiştir ki, kendisinin de belirttiği gibi çorabını dahi kendisi giymemiştir, yardımcısı Zahar, kendi deyişi ile efendisinin her işini üstlenmişti. Hayatı boyunca armut piş ağzıma düş modundan çıkmayan Oblomov belki de varlıklı bir aileden geldiği için, kendi kendisi için hiçbir şey yapmadığı ve bunun tadını almadığı için böyle gelip böyle gidiyordur belki de. Öyle bir miskinlikti ki Oblomovluktaki, miskinliğinin kölesi olmaktan kurtulamamıştı. Bu öyle tehlikeli cinsten bir miskinlikti ki duygularını, arzularını bile kontrol edemez etmişti onu. Tehlikeli miskinliği arzularının peşinden gelen zorunlulukları gerçekleştirmesini engelliyordu. Nadir rastlanan aşkı bulmuştu, ancak aşkın gerektirdiği zorunluluklardan kaçmak istediği için o güzel duyguyu da terk etmişti. Belki de sosyal statüsü düşük bir ailede büyüseydi, kendisi için bir şeyler yapmanın ne kadar yüce bir şey olduğunun farkına varabilseydi bugün Oblomovluktan konuşmazdık. Hayatında hiçbir işini kendisi yapmadı evet, ancak sadece kendisinin tamamlamak zorunda olduğu bir işi
Dünya Klasikleri
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SUÇ VE CEZA (dikkat spoiler içerir)
10/10
·702 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 15:16
dürtü, eylem ve uyanış* Raskolnikov'u diğer insanlardan ayıran bir şey vardı; o da vicdanının diğer insanlara oranla fazlaca olması. Öyle bir vicdan ki, hiç yapmak istemediği bir şeyi yaptırdı ona. Bu yüzden Napolyon olamazdı o. Topluma uyum sağlayamıyordu, çünkü toplum ile ortak bir özelliği yoktu, toplumu oluşturan diğer insanlar gibi hayattaki her türlü kötülüğe göz yumamıyordu. Psikolojik buhranlarının temel sebebi buydu bana göre, içinde bulunduğu toplumdan başka gidecek bir yeri yok, oradan kurtulmak istiyor, ve son çare olarak bir eylem uyguluyor, pişman olacağını bile bile, istemeyerek. Bir dünya klasiği olduğu için değil; 'suç' olgusunu, 'suç işlemeyi' çok farklı ve haklı nedenlerle ortaya çıkardığı için Suç ve Ceza'nın yeri ayrı bende. Dostoyevski'nin okuduğum ilk kitabı Budala'ydı. Budala'da da Prens Mışkin topluma uyum sağlayamıyordu, yüksek ahlaki değerlere sahip olduğu için, sürekli yanlış anlaşılıyordu ve insanlar ona Budala diyorlardı. İppolit isimli 17 yaşında bir karakter vardı Budala'da. Verem hastası bir gençti İppolit, ölümü yakındı. Ölmek üzere olan genç bir insanın, İppolit'in insanlık üzerine yazdığı mektuptan da belli oluyor bence Dostoyevski'nin içinde yaşamak zorunda olduğu toplumu sevemeyişi ve ondan kurtulmak istemesi, haykırışı. Aklıma takılan, sorguladığım diğer bir şey ise neden Raskolnikov balta ile işledi bu hayatını değiştiren eylemi? Balta çok ilkel, baltayı seçerek Dostoyevski'nin bizlere vermek istediği mesajı merak ediyorum. O kadar kötü olayın, bencil kimselerin, kendisini cehennem ateşleri gibi saran zehirli düşüncelerin içinde Raskolnikov'un Sonya'ya rastlaması, her ne olursa olsun güneşin doğmaya devam edeceğini çok güzel gösteriyor. Kaderleri toplum tarafından lanetlenmiş iki güzel yürekli insanın birbirlerinde
Dünya Klasikleri
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · İş Bankası Kültür Yayınları · 2006194,1bin okunma
BUDALA, Dostoyevski (SPOILER!)
10/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 00:32
Merhaba herkese. Budala'yı satın almıştım ama merak etmemiştim aldığım zaman, oyuncu Metin Akpınar'ın "hayatını değiştiren bir kitap" olarak bahsetmesi üzerine okumaya başlamak istedim. Dili çok basit, ve tüm olaylar ana karakterimiz Prens Lev Nikolayeviç Mışkin'in etrafında geçtiği için kitapta sürdürülebilmesi kolay bir akıcılık var. Kitaptan bahsedecek olursam, Prens Lev Nikolayeviç Mışkin sara hastalığından muzdarip, İsviçre'de uzun bir süre tedavi görüp ülkesi Rusya'ya büyük beklentilerle geri dönüyor. Ancak kendisi kitaptaki bir başka karakter olan Yevgeniy Pavloviç'in de belirttiği gibi son derece tecrübesiz, inanılmaz derecede saf ve temiz kalpli (gerçekten inanılmaz derecede), ve Prens Mışkin'in kendisinin de farkına varıp itiraf ettiği gibi "şaşılası derecede ölçü kavramından yoksun" dur. Prens'i diğer insanlardan ayıran en temel ve bariz özelliklerinden birisi de onun son derece dürüst olması. Bence, Prens özgün, deneyimsiz ve SON DERECE İNSAN OLABİLDİĞİ İÇİN, (etrafındaki diğer yalancı, çıkarcı, bencil, açgözlü insanlara kıyasla, o çağın insanlarıyla uyuşmadığı için) kendisine sürekli "bir budala" olduğu söyleniyor. Prensin yaşadıklarına çok üzüldüm, bu kadar da olmaz dedim ama tam bir insan olduğu için,  her zaman yapılması gerekeni yapabildi, duygularını kontrol edebildi. Kitabın sonuna anlam veremedim, bizim Prens gerçekten bir budala olamayacak kadar akıllı birisi, Prens saf bir insan olduğu için anlayamadığım davranışlarını bu saflığıyla bağdaştırıyorum. Nastasya Filippovna karakteri hakkında da konuşmak isterdim ancak çözümleyemedim kendisini, Prense katılıyorum; kendisi tam bir deli ama delilik ve dahilik arasında ince bir çizgi bulunduğu unutulmamalı. Yaşasın Prens Mışkin gibi kimseler! (Her ne kadar dünyada öyle bir insan olmadığını bilsem de bunu
Dünya Klasikleri
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Topluma anlatılan bir "TOPLUM" (DİKKAT! SPOİLER İÇERİR)
10/10
·
Beğendi
1000kitap'a yeni katıldım ve edebi farkındalığıma kavuştuğum dönem okuduğum bir kitabı mutlaka eklemem gerek diye düşündüm. Üniversite birinci sınıfta okumuştum. Herkes biliyor Santiago Nasar'ın öldürüleceğini, eee? Cinayet işleneceğini bilen karakterlerin vermek istedikleri mesajın, toplumun "yapılması gerektiğine" inandıkları ancak ahlaken yapılmaması gereken basmakalıp inanışlar olduğuna inanmak istiyorum. Oysaki ahlaki muhakeme her insanın yapması gereken birşeydi. Evet Santiago Nasar boş yere öldürüldü, o bir kurban. Ama aynı zamanda Pedro ve Pablo Vicario kardeşler de kurban değiller mi? Kızkardeşlerinin bekaretinden neden sorumlu olsun ki erkekler? Ayrıca kadınlar neden bakire olmak zorunda sayılıyorlar? Herkes kendi hayatından sorumlu. Pedro ve Pablo Vicario kardeşlerin de toplumun kurbanları olduklarına inanıyorum. Halkın, toplumun bir insanın ölmesini istediklerini düşünmüyorum ancak onlar bir insanın bedel ödemesi gerektiğine inanıyorlardı. Gabriel Garcia Marquez'in toplumun inandığı adalet sistemini eleştirdiğini düşünüyorum. Son olarak şunu eklemek istiyorum, Santiago'yu öldüren Pedro Vicario Santiago'yu bıçaklayıp bıçağı Santiago'nun karnından geri çektiğinde bıçağın kansız olduğunu söylüyor. Ben Santiago'nun masum olduğuna inanıyorum.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Hissetmek (DİKKAT! SPOİLER İÇERİR)
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
7682 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 20:00
Çoğu insanın yaptıkları ve o çok takdir edilen makam- mevkiler boştur belki de. Erişene kadar bilinmez hepsi. Tolstoy'un Holstomer isimli hikayesinde de hissetmiştim bu duyguları. İvan İlyiç'in Ölümü'nde; ömrünün son günlerinde, yani hayatındaki maddi manevi herşeyi kaybettiğinde anlıyor İvan İlyiç ömrünün boşa geçtiğini. Holstomer'de ise yüce gönüllü Holstomer anlıyor herşeyi, ah ne ilahi, ne yücedir bilge olmak, bence. Ancak Serpuhovskoy zamanla olan mücadelemizi yenemeyeceğimizin farkına varamıyor, bir daha asla TÜM BEDENİYLE, KENDİSİYLE VAR OLAN VE KENDİSİYLE YOK OLACAK TÜM DUYGULARIYLA nefes alamayacağının farkına varamıyor. Zordur bunun farkına varmak ancak insan her zaman düşünmelidir bana göre. Ah; susmak, düşünmek ne yücedir, düşünmeden konuşmak ne alçaktır.
İvan İlyiç’in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201961bin okunma