Özgürlük fikri "yozlaşıp yalnıza serbest girişimciliğin bir savunucusuna dönüşüyor" ve bu da " sahip oldukları gelir, boş zaman ve güvenliğin artırılması gerekmeyenler için tam bir özgürlük; mülk sahiplerinin gücüne karşı kendilerini korumak için ümitsizce demokratik haklarını kullanmaya çalışan halk için ise önlerine atılan birkaç lokma" anlamına geliyor.
Dolayısıyla, neoliberalleşmeyi, uluslarası kapitalizmi yeniden örgütlemeyi amaçlayan bir teorik tasarımı hayata geçirmeye yönelik ütopik bir proje olarak ya da iktidarı ekonomi seçkinlerine iade edip, sermaye birikimi için gereken koşulları yeniden oluşturmaya yönelik siyasi bir proje olarak yorumlayabiliriz.
Anadolu kentlerinde "Müdafaa-i Hukuk" örgütleri genellikle Müslüman toprak sahipleri ve tüccarlarından destek görüyordu. Bu kişilerin bir çoğu, devlet ihaleleri yoluyla ve sürülmüş ya da göç etmiş Yunanlı ve Ermenilerin topraklarını, taşınmazlarını ve işlerini hemen hiçbir şey ödemeden devralmak suretiyle zenginleşmişti. Bu nedenle Yunanlı ve Ermenilerin hak iddialarına karşı koymak için çok güçlü bir saikleri vardı.
Şu sakallı ve de pek ürkütücü tanrı Yehova, altı günlük bir çalışmadan sonra ebediyen dinlenmeye çekilerek, hayranlarına ideal tembelliğin en üstün örneğini vermişti.