Bir kitap düşünün ki her sayfada hem dehşete düşürüyor, hem merak ettiriyor, hem ürkütüyor hem de büyük iştah uyandırıyor. Son zamanlarda bu denli dehşetengiz bir kitap okumadım. Savaş pornografisi , ensest , tecavüz , aldatma, çocuk istismarı ve akla gelecek tüm olumsuz şeyler , üç yüz yetmiş iki sayfalık bir kitaba çok ustalıkla, tüm rahatsız ediciligiyle sığdırılmış. Yazarın tüm bunları soğuk kanliligiyla yazdığını hissediyorsunuz. Çünkü mübalağa yok, bu konuda ikna ediliyorsunuz, kitabın ilerleyen sayfalarında bu ikna şiddetleniyor; her kötülüğün olabileceğini soğukkanlılıkla kabul ettiriyor size.
....
Kitabın sayfalarında ilerledikten bir müddet sonra kafanız karışabilir , çünkü parmaklarınızı heyecanla yalayıp yalayıp sayfalarını çevirdiğiniz bir anda yazarın zekası, sizi teneşire çarparcasına uyandıracak. Bazısı ölü, bazısı yaşıyor, bazısı hiç yaşamadı çünkü !
....
Lucas ve Claus... Günlerce bu ismi andı hafızam. Anneanne ve diğerlerine değinmiyorum bile!
...
Ayrıca kitabın sonuna yaklaştıkça, gafil okur hallerimle, kitabin sonunu dilenilen son olarak okura mı bırakacak diye düşünmüştüm. Ama yazarın öyle bir kaygısı yok, gerçekler konusunda da yalan konusunda da fazla cüretkar. Mesele okurun takdirini ve rızasını almak değil; zira yazar bunu ırgalamıyor bile!