Diktatör yöneticiler,;zaman zaman açılıp biriken suyu azaltmakla görevli olduğu halde hiç açılmayan ve damla bile sızdırmayan baraj kapakları gibidirler. Barajın arkasındaki su birikir birikir ve sonunda o kuvvetli basınçla duvar patlar, her yer sele boğulur. Diktatörlerin başına buyruk yönetim tarzları ve halklarına muamelelerindeki acımasızlık( örneğin baskı zulüm öylesine yoğunlaşır ki ezilen kitleler "Biri bizi kurtarsın kim olduğu önemli değil"diyecek hale gelir onların
trajik akibetlerini kaçırılmaz hale getirir dolayısıyla kendilerinden sonra yaşanan karmaşa ve kaosta , iktidardayken attikları bazı adımların ve ihmal ettikleri şeylerin direkt sonuçlarını görmek mümkündür.
Bu acıklı manzaraya bakınca Ortadoğu halkları açısından sorulacak soru ise şu:
Diktatör ,yumruğu işgalci çizmesi veya iç savaş dışında dördüncü bir yol yok mu? Veya bu dördüncü yola kafa yoranlar bunun için dikkat ve sabırla çalışanlar var mı?