Gulhat guler

BARAJ KAPAĞI
Diktatör yöneticiler,;zaman zaman açılıp biriken suyu azaltmakla görevli olduğu halde hiç açılmayan ve damla bile sızdırmayan baraj kapakları gibidirler. Barajın arkasındaki su birikir birikir ve sonunda o kuvvetli basınçla duvar patlar, her yer sele boğulur. Diktatörlerin başına buyruk yönetim tarzları ve halklarına muamelelerindeki acımasızlık( örneğin baskı zulüm öylesine yoğunlaşır ki ezilen kitleler "Biri bizi kurtarsın kim olduğu önemli değil"diyecek hale gelir onların trajik akibetlerini kaçırılmaz hale getirir dolayısıyla kendilerinden sonra yaşanan karmaşa ve kaosta , iktidardayken attikları bazı adımların ve ihmal ettikleri şeylerin direkt sonuçlarını görmek mümkündür. Bu acıklı manzaraya bakınca Ortadoğu halkları açısından sorulacak soru ise şu: Diktatör ,yumruğu işgalci çizmesi veya iç savaş dışında dördüncü bir yol yok mu? Veya bu dördüncü yola kafa yoranlar bunun için dikkat ve sabırla çalışanlar var mı?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan ne ile yaşar ? İle gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu
Alıntı

Gulhat guler

, bir kitap okudu
10/10
·96 syf.·
2025 36. kitabı
Lev Tolstoy
8.2/10 · 234,4bin okunma
Bilimin determinist kıskaçtan kurtuluşu
Allah azze ve celle, kullarını Zâtı'nı tanımaya ve bilmeye dair yetersiz Bir donanımda yaratmış olsaydı, kâinatta işleyen yasalar iç içe geçmiş sistemler ve hatta vahiy göndererek yaptığı çağrılar karşılıksız kalırdı. Böyle bir durum,bir yerden sonra zulüm olurdu. Çünkü bu insan açısından "Tahammül ü Mâlâyutak" (yani insana yüklenen taşıyamayacağı bir yük) anlamına gelirdi. Oysa Allah azze ve celle hem ayetleri üzerinden kendisini tanımamızı hem de yarattığı varlıklar üzerindeki azamet ve sanatını fark etmemizi bekler .
Sayfa 268·Kitabı okudu