Safiye KARAAĞAÇ

Safiye KARAAĞAÇ
@Guatemela
Genetic
BOUN Moleküler Biyoloji ve Genetik
5 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Sen Kokuyor Yüzeyi Bedenimin Her Gözeneği
Tutuyorum sevi çanını ellerimde, Vurgusu ben’e dönük, yankısı çocukluğa. Kendi ışıltısı deviniyor kendinde katlanarak doyumu töze doğru yayılıyor başkayla aramızdaki kimsesizliğe.
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kuğu Ezgisi
Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim, Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı bekçi gizleri.
Edebiyat
Sana Kalan Saz
Sana yaralarımdan çiçekler İlk yardım geceler biraz da Ve yangından kurtarılması imkansız, acılar bırakıyorum Seni özümün gizinde saklıyorum Bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak Ve aldatarak tüm sevdiklerimi Sana cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum Vasiyet olmayan ölüler ülkesinden Türkülerin sırtındaki muamma Yazık bir nakarat bırakıyorum sana Ben sana gülüm demem Gülün ömrü az olur Öç biter, biter şarkı Yaz olur Ben sana, gülüm demem Gülün ömrü az olur Öç biter, biter şarkı Yaz olur
Alıntı
Gece Nöbeti
daha az seviyorum seni giderek daha az unutur gibi seviyorum azala azala aramızdaki uzaklığın karanlığında geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca daha az seviyorum seni kendini iyileştiren bir yara gibi daha az ve zamanla sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini uzak dağ kışlalarında görmüyoruz birbirimizi usul usul sis iniyor kopmuş yollara ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda sevgilim sevgilim yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da artık daha az seviyorum seni unutur gibi, ölür gibi daha az yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini kolay değildi yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben kaç acı birden imtihan etti beni
Edebiyat
SEVGİ DUVARI
Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat-sevicileri Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Kumkapı meyhanelerine dadandık Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri Çöpçülerin elleriyle okşardım seni Yalnızlığım benim süpürge saçlım Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi Baktım gökte bir kırmızı bir uçak Bol çelik bol yıldız bol insan Bir gece Sevgi Duvarını aştık Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki Başucumda bir sen varsın bi de evren Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
Alıntı