Şöminenin rafındaki saate bakıyorum. Akşam yemek yerken göz atmıştım 7'yi gösteriyordu. Ne zaman 8'i 9'u 10'u 11'i 12'yi geçip 1'e geldi, bilmiyorum. 1000 yılda bir gece gibi tütsülenmiş rüzgarla geçiyorsa kaygıya mı gömülmeliyim yoksa zamanın dinginliği ile hafiflemeli miyim? bir geceye sahip olan bin yıla da sahip olabilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
En uzak geçmiş dündür. İsa daha dün çarmıha gerildi. Roma Dün yakıldı İstanbul dün fethedildi. Bu kadar, geri kalanlar unutuldu bir tek ayna unutmadı hiçbirini.
Geçmişimle birlikte eski dilimi de unuttum. Insanın dışarıyla konuştuğu dil başka kendisi ile konuştuğu dil başkadır. Kendisine karşı şefkatli olan dil başkasına hırçın olabilir. Kendisine karşı şefkatli olan dil başkasına insafsızlık edebilir..
Aynanın belleği sınırsız. Gördüğü her şeyi içine alıyor. Benim eski halimi, çıplak halimi, uykudaki halimi kendinde tutuyor. Uykuda nasıl olduğumu ben bile bilmezken ayna biliyor, hiç uyumuyor. Belki o da beni bir ayna sanıyor bekliyor, neyi beklediğini bilmiyor. Ben de onun zamanını uyup bekliyorum. günlerce, haftalarca... sabahlar birbirini yeniliyor. geceler birbirini izliyor. göğün rengi mavi ile gri arasında gidip geliyor..
Haliç barından çıkıp aynı sokaklardan geri dönerken, kendimi yeni bir kente varmış gibi hissediyorum. Her Sokağa bu kez diğer ucundan girmek, aynaya bakmaya benziyor. Binaların yüzü tersine dönüyor. Gölgelerin hatları koyulaşıyor. Uzaklar yakınlaşıp, yakınlar uzaklaşıyor. Parke taşlardaki ayak sesleri farklı yankılanıyor. Her zaman aynı taraftan girdikleri sokağa bir de diğer taraftan girenler benim gibi duralıyordur. Kimisi tümüyle değişiyordur