Gül Aygün

Gül Aygün
Ölene kadar sorumlusun, gönül bağı kurduklarından...
TÜRKÇE ÖĞRETMENİ
Lisans
245 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Adalet mi ?!
10/10
·220 syf.·
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Nadide Adalet
Nadide Adalet
Serhat Kaya
Serhat Kaya
Bazı kadınlar hayat boyunca sadece anlaşılmak, değer görmek ve biraz adalet bulmak ister… Ama karşılarına çoğu zaman sevgisizlik, baskı ve haksızlık çıkar. Tam da bunu hissettiren, insanın içine ağır ağır işleyen bir romandı benim için. Kitabı okurken kaderine sessizce boyun eğmiş kadınları, hakkını aramaya çalışırken daha büyük haksızlıklara uğrayan kadınları düşündüm. Sayfalar ilerledikçe insan, bazı yaraların yalnızca acıdan değil; susturulmaktan, değersiz hissettirilmekten ve sevgisiz bırakılmaktan oluştuğunu görüyor. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Özellikle o kırılmışlık hissi kitabın her satırına sinmişti. Güçlü olanın güçsüzü ezdiği, insanların birbirine merhameti unuttuğu yerlerde en büyük yarayı yine kadınların aldığını çok çarpıcı bir şekilde ele alınmış. Bu kitap bende sadece hüzün bırakmadı; aynı zamanda öfke de bıraktı. Çünkü bazı kadınlar yalnızca yaşamak, sevilmek ve insan yerine konulmak isterken bile mücadele etmek zorunda ...
Nadide AdaletSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202544 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Gizimi Kimseye Söyleyemedim, Kendime Sakladım
9/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Sıfır Noktasındaki Kadın benim için yalnızca bir roman olmadı; bir yüzleşme metni oldu. Okurken zaman zaman elim durdu, zaman zaman içim sıkıştı. Çünkü Firdevs’in yaşadıkları bir kurgu gibi değil, dünyanın bir yerinde hâlâ yaşanıyor hissiyle ilerliyor. Yazarı Nawal El Saadawi, öyle sade ama öyle sert bir dil kullanmış ki, süslü cümlelerin arkasına saklanma imkânı bırakmıyor. Metin çıplak. Acı çıplak. Gerçek çıplak. Firdevs’in çocukluğundan itibaren maruz kaldığı şiddet, sevgisizlik ve aşağılanma; aslında tek bir kadının değil, susturulmuş birçok kadının hikâyesi gibi. Beni en çok etkileyen nokta şu oldu: Toplumun en “aşağı” gördüğü yerde duran bir kadının, aslında en dik duruşu sergilemesi… Firdevs’in hayatındaki en özgür anın, bedelini canıyla ödediği an olması ironik ama bir o kadar da sarsıcı. Gücün kimde olduğu sorusu kitabın her sayfasında zihnime çarptı. Gerçek güç; korkutanlarda mı, yoksa korkmadan ölüme yürüyebilenlerde mi? Kitabı bitirdiğimde içimde huzur yoktu ama berraklık vardı. Rahatsız edici bir berraklık… Bu eser bana bir şeyi yeniden hatırlattı: Bazı metinler insanı rahatlatmak için değil, uyandırmak için yazılır. Gerçek, kolay ve yalındır.
Sıfır Noktasındaki Kadın
Sıfır Noktasındaki Kadın
1000Kitap
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,1bin okunma
Fidan Hanım...
7/10
·480 syf.·
2026 9. kitabı
Fidan Hanım, insanın acıyla sınanan tarafını ve hayata tutunma çabasını anlatan, yer yer sarsıcı bir roman. Özellikle kitabın ilk bölümlerinde altını çizdiğim pek çok cümle oldu; yazarın kurduğu dil,
1000Kitap
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025820 okunma
Altı Harfli Bir Tatlı: Meltem
9/10
·248 syf.·
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Bu roman, “yaşlılık” kavramını yalnızca biyolojik bir süreç olarak değil, toplumun görmezden gelmeyi tercih ettiği bir yalnızlık hâli olarak ele alıyor. Selime Teyze’nin kayboluşuyla başlayan hikâye, aslında bir kaçıştan çok, insanın kendine ve hayata tutunma çabasının sessiz bir çığlığı. Kimseye haber vermeden, iz bırakmadan gitmek; görünmezleşmiş bir kalbin son kez duyulmak istemesi gibi… Metin, yaşlıların toplumda nasıl “yok sayıldığını” çarpıcı bir dille sorgularken, gençliğin de kendi yalnızlığıyla yüzleştiğini gösteriyor. Meltem karakteriyle kurulan paralellik, yalnızlığın yaşa değil, insanın hayatta tuttuğu bağlara bağlı olduğunu düşündürüyor. Biri büyürken, diğeri yaşlanırken; iki farklı yolun aynı evde kesişmesi, kuşaklar arası görünmez duvarları da görünür kılıyor. Romanın en güçlü yanı, büyük dramatik sahnelere yaslanmadan, küçük ayrıntılarla insanın kalbine dokunması. Beklemek, görülmek, hatırlanmak… Yazar, sade ama derinlikli diliyle okuru, “yaşlılara bu dünyada gerçekten yer var mı?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu yönüyle eser, sadece bir kayboluş hikâyesi değil; vicdana tutulmuş bir ayna niteliğinde.
Duygu ve Düşünce
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma
Gül Yarası
7/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Gül Yarası, Hasan Nail Canat’ın duyarlı ve şiirsel diliyle insanın kırılgan dünyasına dokunan etkileyici bir eser. Yazar, incinmişlik ve yalnızlık temalarını güçlü metaforlarla işlerken karakterlerin iç dünyasını samimi biçimde görünür kılıyor. Bununla birlikte ben bu kitabı bir çocuk edebiyatı örneği olarak değerlendirmiyorum; zira metindeki uyuşturucuya yönelik göndermeler ve kötü yola düşmeye dair ifadeler, çocuk okur açısından pedagojik olarak hassas bulunabilecek unsurlar taşıyor. Yine de eserde, yaşanan olumsuzluklardan sonra doğru yolu arayan ve sonunda doğruya yönelen klasik Hasan Nail Canat çizgisini görmek mümkün.
Gül YarasıHasan Nail Canat · Genç Timaş Yayınları · 2020288 okunma