“Takmayacaksın, takarsan daha çok üstüne gelirler. Yürüyüp geçeceksin, hep yürüyüp geçeceksin. Ben öyle yaptım. Hep yürüdüm. Herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin. Sen yürüyüp gideceksin. Anlayan anlayacak. Anlamayan anlamayacak; dünyanın hepsine yetişemezsin ki.. Bilirsin ben iyi yürürüm”
"Yalnızca seni görmekti istediğim, bir defa daha görmek, sana sarılmaktı. Sonra sevgilim bütün gece, bütün o korkunç ve uzun gece boyunca seni bekledim. Bütün gece bekledim ve buz gibi bir ocak gecesiydi yorgundum, her yanım ağrıyordu ve oturacak bir sandalye bile yoktu: O yüzden boylu boyunca yere, kapının altından gelen cereyanın üfürerek geçtiği zemine uzandım. Vücudumu acıtan zemin de acılar içindeydim, kollarım titriyordu. O korkunç karanlığın içi öylesine soğuktu ki, bekledim, bekledim, seni kaderimi beklercesine bekledim..."
"İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyor."