“ hatıralarımı zayıflatmıyor, çektiğim acıyı daha dayanılır kılmıyordu. Her güne ertesi günün daha iyi olacağını, onu birazcık olsun unutmuş olacağımı umarak başlıyor, ama ertesi gün karnımdaki ağrının hiç değişmediğini, acının sürekli yanan kuvvetli bir kara lamba gibi içimi karartmaya devam ettiğini hissediyordum. Onu birazcık daha az düşünebilmeyi, zamanla onu unutabilmeyi başardığıma înanabilmeyi ne de çok isterdim! Onu düşünmediğim dakika artık çok azdı, daha doğrusu hiç yoktu.”
Kafam dağılsın diye bugün bir sürü şey yaptım. Dağınık olan her şey toparlandı da kafamdakiler yine aynı kaldı. Aynılığın ayna bulmuş hali gibi. Biraz bulanık , biraz kirli ve biraz da kırık…