Gülçöhrə Abasova

Gülçöhrə Abasova
@Gulchohra

Gülçöhrə Abasova

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2026 4. kitabı
Yusuf Atılgan
7.4/10 · 71,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın sevdiği bir ev olunca kendisine mahsus bir hayatı da olur... Ne ölüm var, ne de hayat var. Biz varız. İkisi de bizde. Onlar, ötekiler sadece zaman aynasından geçen küçük, büyük arızalardı. Asıl büyüklük, ölüm şuuruna rağmen gösterdiğimiz cesarette. Köpek bu arkadaşlıktan çılgınca memnun, etrafında dolaşa dolaşa yürümesi yetmiyomuş gibi, acayip sesler, küçük havlamalar ve hırıltılar çıkararak yürüyordu. Mümtaz, -bu hiç olmazsa sevinmesini biliyor- diye düşündü. İnsanoğlu tam sevinemez, bu onun için imkansızdır. Düşünce vardır, küçük hesaplar vardır ve korku vardır. Bilhassa korku vardır. İnsanoğlu korkan mahluktur. -Hangi büyük mucize bizi bu korkudan kurtarabilir? Şeytan olsam, senin içinden konuşurdum. Beni göremezdin.
-Senin düşüncelerin çürük! Çürük ve zararlı. Komünizm çerçevesi içinde senin bu düşüncelerin üzerine tartışmaya yer yok. Senin bu düşüncelerin on dokuzuncu yüzyılın burjuva milliyetçilerine ve günümüzün zararlı ve tehlikeli Batı felsefesine ait düşüncelerdir. Büyük Bolşevik ihtilâli senin bu düşüncelerini yerin dibine gömdü. Senin karşında duran insan iyi bir insan mı kötü bir insan mı, bunun önemi yok. Senin karşında duran insan, her şeyden önce, komünizm kurucusu olmalıdır. O, bir komünizm kurucusu ise, ne kadar kötü bir kişi olursa olsun, onun gücünden yararlanacaksın. Senin karşında duran kişi bir komünizm kurucusu değilse, onu yok edeceksin. Hemen, yok edeceksin. Öldüreceksin! Biz yaşamak istiyoruz, Selim. Bırak bizi! Kendi kendimize bırak bizi. Dokunma bu halka. Biz senin kapitalizmin ne, sosyalizmin ne, burjuvan ne, bilmiyoruz. Bu halk buacayip sözlerin mânâsını bile bilmiyor. Biz sadece yaşamak istiyoruz; çalışıp yaşamak istiyoruz. Bunu mu çok görüyorsun bize? Komünizm.. Burjuva! Milliyetçi!.. Nedir bunlar? Bu sözlerin mânâsını sen kendin de iyice bilmiyorsun, Selim! Neredesin sen, Selim? Kendine bir yol bulduğunu sanıyorsun. Oysa dört yanın orman. Sık, geçilmez, kara bir ormandasın, Selim! Sana yabancı, senden olmayan insanlar senin kafanı karmakarışık etmişler, Selim. Öyle sımsıkı sarılma toprağa, dedi Banderçuk, Karov'a yaklaşarak -bağrına alır seni; bir daha da kalkamazsın!.. Toprak dediğin insanoğlunu yedirip beslerken iyidir. Gökyüzü daha güzel. Gel, gökyüzüne bakalım... Ben senin komünistliğine dokunmuyorum. Ol! Komünist ol!.. Git, saçından tırnağına kadar kendini öz halkının ve milletinin kanına boya! Kes bu halkı! Kes, doğra, öldür!.. Yok et bu milleti, yok et bu halkı! Bu atalar toprağı üstünde halkının bir tek ayak izi kalmasın! Yap!.. İstediğini
İnsan taleyinin böyük cəhətlərindən biri də bu gün atdığı addımın onu hara aparıb çıxaracağını bilməməsidir... Adamlar işləyəndə nə qədər xoşbəxt olurlar! Yaratmağın sürəti onları içlərində qavrayıb qurduğu zaman həmin ölüm maşını nə qədər gözəl, nə qədər təmiz ahənglə işləyir! Eşq, sənət arzu - hamısı xəstə təxəyyülümüzün oyuncaqlarından başqa bir şey deyildi, hamısının arxasında da taleyin böyük çarxı işləyirdi... Deməli, ölümün səltənəti o qədər də mütləq deyil... Gözəlin ən böyük xüsusiyyəti hər an yeni kimi görünməsində, hər an bizi özünə və özündə oyanmağa məcbur etməsindədir... Çünki, sənət də eşq kimidir, aldatmır, susadır...