Gülçin

Sence de hayatın anlamı sadece günün birinde kalplerimizi, ruhlarımızı ve bedenlerimizi gezip sonra da ebediyen yanan bir tutkuda olabilir mi? Arada ne yaşanırsa yaşansın? Ve bunu yaşadıysak belki yine de boşuna yaşamamış olabilir miyiz? Tutku bu kadar derin, bu kadar zalim, bu kadar muhteşem, bu kadar gayriinsani mi? Ve acaba bir kişiye değil de sadece arzunun kendisine mi yönelik? Soru bu. Yoksa acaba yine de bir kişiye, ister iyi ister kötü olsun daima ve ebediyen sadece o bir tek gizemli kişiye yönelik ve bizi ona bağlayan tutkunun yoğunluğu onun özelliklerinden ve dav-ranışlatından bağımsız mı?
Sayfa 113·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsan yavaş yavaş yaşlanır: Önce hayattan ve insanlardan alınan zevk yaşlanır, bilirsin, yavaş yavaş her şey fazlasıyla gerçek olur, her şeyin anlamını anlarsın, her şey ürkütücü bir sıkıcılıkla tekrar eder.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
Aldatma; ne kelime ama! Bir insanın durumunu ruhsuz ve otomatik bir şekilde tanımlayan böyle kelimeler vardır.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Edebiyat
Bazen düşünüyorum da, sadece ölüler nihai cevap verebilir.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir şey vardır, öyle yaralar, yakar ve acı verir ki, belki ölüm bile bu ıstırabı dindiremez.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Edebiyat