Sadakat korkunç bir bencillik ve aynı zamanda insan hayatındaki çoğu menfaat gibi kibirli bir şey değil mi? Sadakat beklerken, ötekinin mutluluğunu istiyor muyuz? Ve o, sadakatin incelikli hapishanesinde mutlu olamıyorsa, yine de ondan sadakat beklerken onu gerçekten sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Ve eğer onu mutlu olacağı şekilde sevmiyorsak ondan herhangi bir şey, sadakat ya da başka bir kurban talep etmeye hakkımız var mı?
İnsanların kalplerinde fazla gerginlik, fazla öfke, fazla intikam hırsı var. Kalplerimize bakıyoruz ve orada ne buluyoruz? Zamanın en fazla hafiflettiği ama için için yanmaya devam eden öfke.
İnsan hayatta her şeye erişebilir, dünyadaki ve etrafındaki her şeyi yere yıkabilir, hayat insana her şeyi verebilir, insan hayattan her şeyi alabilir ama başka bir insanın zevklerini, eğilimlerini, ritmini değiştiremez; ona yakın, onun için önemli biri olsa da karşısındakini bütünüyle karakterize eden başka türlülüğünü değiştiremez.