Nicelik olarak çoğaldığımız ama nitelikte sınıfta kaldığımız bu çağda müslümanların en temel sorunu kimlik krizidir. Çünkü neci ve nereli olduğumuz değil, kim ve ne olduğumuz önemlidir.
Kimliğini bilmeyen ,bu kimliğin gerektirdiği net çizgileri kavrayamayan bizlere "kimlik kullukla belirginleşir" ve " İslami kimlik kendini İslam'la tanımlamaktır." diyerek bizi kimliğimizle tanıştırmıştır Ramazan Kayan hocamız. Şuanda bu kimliği ılımlılaştırrak gücünü kırmak isteyenlere karşı bu kimliğin muhalif bir kimlik olduğunu davranışlarımızla göstermeliyiz. Evetçi değil , hayırcı bir kimlik... Çünkü kişinin kimliği kimden olduğunu belirlerken, kimden olmadığını, neye karşı geldiğini de belirler . Kimliğimizi tesbit edemediğimiz için bize ait sorunları Batı'nın çözüm yöntemleri ile halletmeye çalışıyoruz . Usülsüz vusül olmayacağı için ,usül de tıkanıyoruz. Çünkü ne olmamız ne olmamamız gerektiğini net bilmiyoruz. Halbuki İslami kimlik net kimliktir." Çünkü bu dünyada en net şey vahiydir." İnsan Allah'ın en güzel eseridir . Değil mi ki , eşref-i mahlukat da biziz , ahsen-i takvim de biziz. Ama ancak fıtrat tohumumuza uygun niteliklerle donandığımızda bu sıfatların sabibiyiz. Günümüzde camilerin dolup taşması, demografik olarak müslüman nüfusun fazlalığı bize yetmiyor . Gerçekçi gözlüklerle baktığımızda nitelik, içerik ve derinlik nazarında eksiklik yaşıyoruz. Çünkü Müslümanlar İslami kimliklerini kaybettikleri için bu kimliğin getirisi olan vakar, heybet, marifet, metanet içeren duruşumuz yok. Cebinde taşıdığı kimliği yaban ellerde divane gibi arayan garip Müslümanlar sekülerize olma uğruna basiret ve ferasetlerini kaybettiler. Biz artık karşımızdakı insanı etkileyemiyoruz. Seküler hayat bize özgünlüğümüzü kaybettirdi. "Kalıbın prim yapıp, kalbin es geçildiği... Kadavranın