Gümüş Alp

Gümüş Alp
@Gumussalp
Türkçe öğretmeni
15 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
10/10
·872 syf.·
2024 2. kitabı
Anna Karenina kitabı psikolojik açıdan derin bir karakter çözümlemesi sunduğunu düşündüğüm bir eser. Benim için asıl karakterler Anna ve Levin'di. Anna karakteri  içsel çatışmaları, toplum normları ve aşk hayatının çelişkisiyle ön plana çıkıyorken Levin karakteri daha felsefi, varoluşsal ve hayatın anlamı üzerine -Tolstoy’un yaşama dair düşüncelerini yansıttığını düşündüğüm- sorgulamalarıyla ön plana çıkıyor. Tüm bunları okurken sıkılmıyorsunuz. Spoiler! Öne çıkan yerlerde ise bir tren istasyonu var. Bu istasyon sadece bir aşkın başlangıcı değil aynı zamanda Anna’nın kaçınılmaz trajik sonuna dair ipucu veriyor bize. Belki de hayata dair ilk kez umut dolu olan, özgürlüğü ve arzuları adına ilk kez adım atan Anna ve Vronski'nin tanıştıkları bu yer, her şeyin başlangıcıyken son durak olarak Anna’nın ölümle yüzleştiği, çıkışsız kaldığı yere dönüşüyor. Anna'nın en yaşam dolu ve en hayattan vazgeçmiş olduğu yer burası. Anna yanlışlar yapan, hırs dolu ve aşktan gözü görmeyen bir kadın olmasına rağmen yazarın anlatımı ona karşı sempati beslememize, üzülmemize hatta onu bir kurban olarak görmemize neden oluyor. Okuyucu olarak ona kızmak istesek bile yaşadığı içsel çatışmalar yüzünden empati kuruyoruz. Aynı zamanda Tolstoy, Anna'nın cazibesini öyle güçlü bir şekilde yansıtıyor ki okurken hayranlık uyandırıyor. Bir yanda toplumsal kurallara karşı gelip yaşadığı aşkın takıntılı ruh haliyle yıkıma sürüklenen bir kadın varken diğer yanda hayatın anlamını bulma çabasında bir adam var. Anna’nın trajik sonuna tezat şekilde Levin  içsel bir huzura kavuşmuş şekilde veda ediyor okuyucuya.
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Dionis Yayınları · 201655,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·760 syf.·
2024 1. kitabı
"Budala" geniş karakter kadrosu, karmaşık olay örgüsü, uzun diyalogları ve karakter isimleri nedeniyle akıcı olmayan bir kitaptı. Roman, Prens Mişkin'in ahlaki saflığı ve masumiyeti üzerinden dönemin Rus toplumunun yozlaşmış yapısını bize anlatır. Prens iyi niyeti, duygularını coşkulu şekilde ifade edişi nedeniyle çevresi tarafından bir “budala” olarak görülür ve kitabın her noktasında, toplumca saygı görmeyen düşük karakterlerin bile onu budala diye nitelendirdiğine şahit oluruz. Prensin aksine çevresindeki insanlar iki yüzlü, yozlaşmış davranışlara sahip farklı sosyal sınıflardan gelen karakterlerdir. Budala tam anlamıyla bir aşk romanı diyemeyiz çünkü roman boyunca karakterler sık sık toplumsal ahlak, insan doğası, ölüm gibi derin konular üzerinde uzun uzun durmaktadır. Bu konular üzerine yapılan diyaloglar çok uzun olduğu için hikâyenin akışını yavaşlatır ve okumayı zorlaştırır. Aynı zamanda geniş bir karakter kadrosu olduğu için, karakterlerin isimlerini hatırlamak, özellikle Rus isimler olmasından dolayı, olay örgüsünün de bazı noktalarda kopukluğu sebebiyle kafa karıştırıcıdır. İnsanların gözünde lekelenmiş bir kadın olan Nastasya Filippovna ve Prens Mışkin'i sürekli alaya alan Aglae karakterinin Prens Mişkin'le arasındaki karmaşık ilişkilerse romanda önemli bir yer tutar.
Edebiyat
BudalaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201931,5bin okunma
Puan vermedi·626 syf.·
2023 2. kitabı
Jane eyre, Jane'in çocukluğundan başlayarak, yetişkinliğine kadar olan hayatını anlatır. Jane zorlu bir çocukluk geçirmiştir ve yetişkinliğinde de birçok zorlukla karşılaşır. Romanda aynı zamanda onun güçlü karakterini de görürüz. spoiler! Olaylar işte şu şekilde gelişir: Yetim kalan Jane, dayısının yanına gönderilir ama dayısının ölümünden sonra dayısının karısı ve çocukları Jane'e kötü muamelede bulunur. Onu haksız yere bir odaya kilitlemesi ve Jane' in o odada hissettiklerini anlattığı kısım en dikkat çeken ve üzen yerlerdendir. Daha sonra dayısının karısı Jane'i yatılı okula gönderir ve göndermeden önce onun bir şeytan olduğunu söyleyerek uyarıda bulunur. -kitabın bu kısımları okuyucuyu en sinir eden kısımlar.- Jane okulda da sıkı disiplin ve kötü koşullarla karşılaşır. Tıpkı yengesi gibi kötü bir adam vardır eğitim hayatının anlatıldığı kısımda da. Helen  isminde bir arkadaş edinir ancak Helen tüberkülozdan ölür. Bu Jane'i derinden üzer. Okuldaki kötü şartlar öğrencilerin sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Salgın hastalıktan çok öğrenci ölür.  -Öğrencilere yemek verirken ve giysi yardımı yaparken çok cimrilerdir, bunun sebebi de herkes kendi sınıfını bilecek mantığıyla hareket edilmesidir. Hatta zor durumlarını görüp kendilerini tatmin ederler ve gururlanırlar.- Jane bir öğretmen olur ama bir süre sonra farklı yerler görmek istediği için gazeteye ilan verir. Kendi okulundan ayrılıp Thornfield Hall'da bir mürebbiye olarak işe başlar. İşvereni Mr. Rochester ile tanışmaları ilginç bir şekilde gerçekleşir. Daha sonra aralarında romantik bir ilişki gelişir. Jane Mr. Rochester'ın evlilik teklifini kabul eder, düğün zamanı ise Mr. Rochester'ın evli olduğunu ve kadının akıl sağlığının iyi olmadığını, yaşadıkları evin çatı katında tutulduğunu öğrenir. Bu durumu
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Puan vermedi·94 syf.·
2023 3. kitabı
Lev Tolstoy itiraflarım eserinde kendi hayatıyla ilgili düşüncelerini, insanın hayatındaki amacını, arayışı ve mutluluğu bulma çabasını kendisi üzerinden ele alıyor. Aynı zamanda hayatında yaşadığı dönüm noktalarından ve felsefi düşüncelerinden de bahsediyor. Kitabın ana teması yaşamın anlamını bulmak. Ölüm, tanrı kavramına ve dinlere sık sık atıfta bulunuyor. Kendisi çocukken dinden uzaklaştığını, ilerleyen yaşlarında ise hayatın bir anlamının olması gerektiğini ve yaşamı sürdürebilmenin bir din sayesinde olabileceği düşüncesinde ilerlerken aynı zamanda birçok dine ait araştırmalar yapması, her kesimden insanın yaşantısını ve bu konulara bakışını da takip ettiğini görüyoruz. Bir dönem dini anlamda kendini yakın hissederken bağlı olduğu inancın düşünceleriyle o inanca sahip insanların davranışlarının çelişkisinden de rahatsız oluyor. Şahit olduğu bir idam var. O idam Tolsoy'u çok etkiliyor. Çelişkilerden dolayı kilise hiyerarşi ve din adamlarını eleştiriyor. Bazen dinden uzaklaşmış, bazen kendini öldürmekten korkmuş ve bazen de bir dine bağlı kalarak yaşamını sürdürmeye çalışmış Tolstoy. Sürekli bir arayışı anlattığı eseri bölüm bölüm ilerliyor ve bölümler daha çok hayatında savunduğu düşünceler ve önemli olayların kısımlara ayrılması şeklinde diyebiliriz. Sayfa sayısı çok uzun olmamakla birlikte okurken yormaması, akıcı ilerlemesiyle daha da güzel olduğunu düşünüyorum. "Hayatınız olarak adlandırdığınız şey cevaplandırılmamış tüm sorularınızla birlikte sona eriyor. Tesadüfen bir araya gelmiş küçük bir yumrudan başka bir şey değilsiniz. sonra yumru çürüyor. Yumrunun çürüyüşünü hayatınız olarak da adlandırabilirsiniz. Yumru dağılıyor, böylece çürüme, cevapsız kalan tüm sorularınız gibi, son buluyor. " "Niçin yaşıyorum? Niçin arzuluyorum? Niçin çalışıyorum?" ya da
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·127 syf.·
2023 1. kitabı
(spoiler içermektedir.) Dönemin gençlerinin etkisinde kalıp intihar etmelerine neden olan Genç Werther'in Acıları, Werther'in ızdırap içinde yaşadığı Lotte aşkı yüzünden ölüme giden hikayesini anlatır. Başta her şey çok güzeldir, çok mutludur Werther fakat Albert, yani Lotte'nin nişanlısı gelene kadar. Bu süreçten sonra artık bir çöküş başlamıştır. Werther'in Lotte'ye olan aşkı artık ona zarar vermeye başlar. Her şeye karamsar bakmaya başlar, hayatta en sevdiği şey elinden alınmış gibidir onun için. “İçimden, göğsümü parçalamak ve beynimi dağıtmak geliyor; insanların, birbirleri için ne kadar az bir anlamı var.” Lotte Werther'in hislerinin farkındadır. Ona çoğunlukla üzülür fakat bu bilinmezlik Werther'i daha da yaralar. Artık aklından sadece ölme fikri geçmeye başlar. Lotte'nin Albert ile evliliği, karşılıksız aşkı trajik bir intiharla sonuçlanır. İntihar silahını ise ona Albert verecektir. "Nasıl oluyor da insanı mesut eden bir şey aynı zamanda felaketinin de kaynağı oluyor?" Kitabı okuduğunuzda Werther'i durdurmak istiyorsunuz. Onun içinde yaşadığı duygusal savaşı ve sorgulamalarını okudukça kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. Ümitsizlik, vazgeçiş... Sizi en mutlu eden şeyin sizi zehirleyişine engel olamıyorsunuz. Beni en çok etkileyen kısmı tanrının da onu terk etmiş olduğunu düşünmesiydi. Akıcı ve saatler içinde bitirilebilecek bir kitap olsa da altı çizilecek çok fazla satıra sahip. Ben sevdim.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Gönül Yayıncılık · 0150,1bin okunma