Ateşler yakın, çukurlar kazın ve yok edin, bütün silahları gömün. Kışlaları yıkın ve insanların üzerinden deliliğin bu parlak kıyafetini çıkarın, yırtıp atın. Dayanacak güç kalmadı... İnsanlar ölüyor...
O ana kadar pişmanlık, benim için yalnızca kelimelere ifade edilebilir bir şeydi. Oysa şimdi yalnızca seyrederek pişmanlık acısına katılıyordum. Bu gördüğüm, sanki yaşayıp unuttuğum bir hatıraydı.