AH BİZ İNSANLAR
kitaptan alıntı yapmamakla beraber çok iyi kurgulanmış bir kitap.
Trajikomik olmasının yanı sıra amacı bu zaten vermek istediği öğütler, nasihatler ve insanlık dersleri var peki bunlar neydi :
1) Biz insanoğlu gerçekten ne istediğimizi bilmiyoruz evet gerçekten bilmiyoruz konuşana neden konuşuyorsun, konuşmayana neden konuşmuyorsun, oturana neden oturuyorsun, ayakta olana da neden ayaktasın diye yorum ve yargı dağıtırız sahi biz karşımızdakilerden ne istiyorduk?
2) Sahibi olduğumuz şeylerden çok gözümüz hep karşıdakinin elinde bulunan da bizimki daha güzel olmasına rağmen en iyisi bizdedir ama biz onunkini isteriz .
3) Zenginin nerden ve nasıl getirip yaptığıyla ilgilenmeyiz ,fakirin nerden ve nasıl getirip yaptığıyla ilgilenir suçlamada bulunuruz niye çünkü o ya çalmıştır veya ikramiye çıkmıştır. Peki ya zengin olan nerden çalıyordu pardon getiriyordu ?
4) Yardıma ihtiyacı olanı ezeriz kendimizi onun ve onların gözünde büyük ve yüce göstermek için onlarla üstten konuşur bize muhtaç olmasını isteriz hatta yalvarsa daha da hoşumuza gider peki neden , niçin? Niçin alçakgönüllü olmayı hiç mi hiç beceremedik ve beceremiyoruz?
Kitabın baş kahramanı olan Akakiy AKAKİYEVİÇ kendi halinde etliye sütlüye karışmayan sıradan diye nitelendirebileceğimiz bir devlet memuru, elindekiyle yetinen hatta belkide minimalist diyebileceğimiz bir devlet memurudur kendisi. Mektupları temize çekmek belkide hayattaki en zevk aldığı iş ki , iş dışında da sosyal aktivite olarak evinde bu işi yapıyor akşamları. Evet ,evet dediğim gibi Akakiy AKAKİYEVİÇ etliye sütlüye karışmayan kendi halinde biri ama işte nedense her şey gibi bu durumda insanları rahatsız ediyor. O dönemin insanları da böyle, bu sıradan devlet memuruyla dalga geçiyor fakat bizim memurun pek de umrunda olmuyor. Her