Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
“ Zayıf iradeli biriyim ve hayatımın bir gayesi yok. Geleceğime dair hiçbir umudum olmadığından hayatımı sonlandırıyorum”
“ Çok daha erken ölmem gerekirken neden bu kadar yaşadım ki?”
“ Ya bu karanlık gece sonsuza dek sürerse? “ düşüncesi beni yiyip bitiriyordu.
“ sosyal çevresi dar biri’nden ziyade” , “şu koca dünyada tek başına yaşayan biri” denmesi daha doğru olacak biriyim.
Gerçeği söylemek gerekirse o sırada , ne yapmam gerektiğine dair kafamın çok karışık olduğu bir noktadaydım. İnsanların arasında bu şekilde bir mumya gibi kalıp var olmaya devam etsem mi, yoksa… o anki halimle” yoksa” kısmını içimden her tekrar edişimde ürperiyordum. Doludizgin uçurumun dibine kadar gidip birdenbire dibi görünmeyen o vadiye bakakalan biri gibi.