Bu roman rahatsız edici , mutsuz huzursuz hissettiren , zihninizi yoran , beter bir kitap :) Bu sebeple herkese tavsiye edilebilecek bir kitap değil ama herkesin okuması gereken bir kitap :) İçinden bir alıntı yapacak olursak ‘ Belki yalnızca mutluluğu sevmiyordur insan ? Belki aynı ölçüde acıyı da seviyordur ? Belki acıda mutluluk kadar çıkarınadır?
İnsan zihninin bataklığında , çatışmalarında , nefretinde , gururunda , full + full karamsarlığında , geziyoruz . Böyle gıcık olduğunuz kaç kitap karakteri oluşur bilemiyorum :)
Dostoyevski hem çok derin hem de çok zayıf,hassas bir karakter yaratmış.Herkes güçlü olmak zorunda değil,bazıları zayıftır ve çıkış yolu bulamaz ve o çukurda yaşar.Yaşam denebilirse ona.
Kitabın ilk bölümü olan Yeraltı kısmında bilinçli olmak bir hastalıktır diyor ismini hiç bilmediğimiz karakterimiz. özgür irade - çıkar ilişkisi - mantık gibi konulardaki felsefesi , insanın mutsuzluğuna , acı çekmekten haz duymasına ,hem yaratıp hem yıkmasına çok güzel açılımlar yapıyor. İkinci bölüm olan Notlar kısmında , romandaki karakterimizin neden böyle bir insan olduğuna dair yaşadıkları anlatılıyor.( bence sıkıcıydı) Çünkü ilk bölümde bu kadar derin bakış yakalanmışken , mutsuzlukta ısrar eden bir karakterle devam etmek , böyle bir hayat yaşamasına sebep olarak çevredeki insanların yüzeyselliğini , duyarsızlığını göstermek basitleştirmiş.Çünkü böyle insanlar hep var ve maruz kalmamamız imkansız.Ayrıca mutluluğun dışardan değil içerden sağlanabileceğine inananlardanım.Sorgulamak açısından güzel ama çözüm sunması açısından eksik diyorum :) çözüm sunmak zorunda da değil evet ama yine de beklentim bu :)